6:45 “Altıkırkbeş” Yayınları Okült Kitaplar adında bir seri başlattı, şu ana kadar toplamda dört kitap çıktı, ilk ikisini aldım diğerleri ön siparişteydi. Bu kitapların çıkma nedeni Arda Yaman’ın arayışı aslında, bu arayış yaşamdan değil ölümden geliyor, bunu kitabın başında kısaca açıklıyor. Ve bu kitap dizisinin içeriği bu ve benzeri kitaplardan oluşacak, kısaca;
“Bu dizi kadim bilgiler, kara büyüler, majikal ritüeller, hermetik öğretiler, semboller, işaretler, iblisler, şeytanlar, periler, melekler, kutsala dair göndermeler, kabalistik gizemler, gnostik yollar, kurtuluşa götürenler, kurtuluşu bekleyenler, yolu hiçbir yere çıkmayanlar, çıkmazlar, labirentler, saklı bilgiler, apaçık bilgiler, hiç bahsedilmeyenler, illüminati, gül ve haç kardeşliği, tapınakçılar, soy ağaçları, kan bağları, koruyucular, şövalyeler, gizli cemaatler, bilinmeyen topluluklar, bilindiği varsayılan cemiyetler, karalamalar, kara çalmalar, toplanmalar, yığınlar, yakılmalar, cadılar, peri masalları, gelenekler, simya, astroloji, tarot, numeroloji, kehanetler, ölüm kültleri, reenkarnasyon, frekanslar, dönüşümler, çürümeler, kadife cüppeler, ipek mendiller, saklı gerçekler, kasıtlı yalanlar ve saçmalıklar içermektedir. Yani insana dair her şeyi.”
Hermetic Arcanum (Arcanum Hermeticum) Jean d’Espagnet’e ait ama iki farklı mahlasla daha sonra yayınlanmış, yani takma adla. Gül Haç geleneğini takip eden bu mahlaslar kendi adını da gizlice içermekteydi. Hermetic Arcanum "Latince" yazılmıştır ve 1623’te yayınlanmıştır. Fransız dilindeki baskısı 1651’de yayınlanmış. “Penes Nos Unda Tegi” ve “Spes mea in Agno est” mahlasları bir slogandı ve aynı zamanda anagramdı.
Bu kitap “Felsefe Taş”ını arama yolunda yol göstermektedir, bu zorlu yolda maddi mutlulukları değil manevi mutlulukları benimseyi aynı zamanda adanmışlığı ve çok çalışmayı öğütler. Rab yani Tanrı ise tam ortasındadır. Bir el kitabı gibidir, özellikle simya öğrencileri için. Doğadaki elementlerin nasıl kullanıldığı, nasıl kullanılacağı, ne yapılırsa ne ile karşılaşılacağını anlatır. Bu öğretinin yayınladığı yılı baz alırsak özellikle şu kısmı dikkat çekicidir;
Bir öğretmen daima olur, onun yanında ise öğrencisi, bu klasik bir ikilidir zaten. Bu ikilinin en iyiye ulaşması için aynı cinsle değil, farklı cins ile çalışması tavsiye ediliyor. Yani iki erkek ya da iki kadının ulaşacağı sonuç ile bir kadın ve bir erkeğin ulaşacağı sonuç aynı değildir deniyor. Kadının ve erkeğin farklı fikir yürütmeleri ve farklı düşünceleri daha iyi sonuç verir düşüncesi hakim. Tek başına çalışmanın ise çok nadir bir başarı getirdiği aktarılıyor. Kadınların günümüzde dahi yaşadığı sorunları göz önüne aldığımızda aslına bakarsak değerli bir önermedir. Ki bahsettiğimiz yıllar 1600’ler…
Kitabın ana konusu simya ve felsefe üzerinedir. Simya nedir sorusunun cevabını vikipedia’dan alalım: “Simya veya alşimi hem doğanın ilkel yollarla araştırılmasına hem de erken dönem bir ruhani felsefe disiplinine işaret eden bir terimdir. Simya; kimya, metalurji, fizik, tıp, astroloji, semiotik, mistisizm, spiritüalizm ve sanatı bünyesinde barındırır. Simya ile en az 2500 yıldır uğraşıldığı bilinmektedir.”
Okült serisini farklı kitapları önümüze çıkaracak, bazen cadılık ve büyü, bazen haç kardeşliği, bazen de peri masalları üzerine olacak. Ben merakla bekliyor olacağım, bir öğrenci gibi okudum, bir okur gibi düşündüm, sonucunda simya ile uğraşmasak bile verilmek istenen öğüdü iyi anlatıldığını düşünüyorum. Verilen örnekler simya ile ilgili olsa dahi örneklerin hepsi yaşamdan alınmış, bu gerçekten iyi bir düşüncenin eseri olarak karşımıza çıkıyor.
Cum labor in damno est, crescit mortalis egestas.
"Emek boşa çıktığında insan yoksulluğu büyür." #107554935
Bu alıntı aslında net mesajı vermektedir, kitabın ana temasını oluşturuyor diyebilirim, bu konu üzerine birden fazla yorum yapılıyor ve "...filozoflar açık şekilde yazarken daha hilekâr ve anlaşılmaz bir biçimde yazarken daha hakikatlidir." deniyor. #107553698hermetics.org’dan da güzel bir yazı buldum, başlangıcını buraya bırakıyorum, devamını siteden okursunuz, elbette merak edenler için.
Keyifli okumalar, araştırmaya devam edin.
*
GÜL-HAÇ SİMYASI VE ALTIN ŞAFAK HERMETİK CEMİYETİ
Yazan Jean-Pascal Ruggiu
(Ahathöor Temple/Mabedi No. 7 Imperator'ü, Paris, Fransa)
Birçok kişi için Hermetic Order of the Golden Dawn'ü (Altın Şafak Hermetik Cemiyeti) düşündüklerinde ilk akıllarına geldiği şey "maji" veya "magick" oluyor. Bazıları Golden Dawn'ın "Majikal" bir cemiyet olmadığını ve hiçbir zaman olmadığını öğrenince şaşırırlar. Aslında Golden Dawn cemiyetinin arkasındaki cemiyet, Ordo Rosae Rubeae et Aureae Crucis (R. R. et A. C.) başından beri Gül Haç ruhani geleneğinin emanetçisiydi. Dahası, günümüzde "Maji" veya "Magick" olarak bilenen aslında Gül Haç geleneğinde "Teürji" (havâss) olarak bilinen yönünün bir gelişmesidir.
Golden Dawn arkasındaki İç Cemiyetinin kuruluşundan önce Teürji, Gül Haç geleneğin esas odakladığı konuyu oluşturmuyordu, bu yeri simya dolduruyordu. Hatta Gül Haç geleneği Simya geleneğinden gelişti. Gül Haç geleneği içinde Teürjinin gerçek yeri her zaman Simyayı tamamlayıcı bir disiplin olarak yer almıştı.
Simya Hermetic Order of the Golden Dawn üyelerinin etüt ettikleri öğretilerinin bir parçasını oluşturuyordu, ancak "Bilgi Kağıtları"nda Simyada kullanılan terimlerle ilgili bazı kesin tanımlar dışında Dış Cemiyette Simya hakkında pek fazla bir şey öğretilmiyordu. İkinci Cemiyet R.R. & A.C.'de sadece 1890 yılında Frater Sapere Aude (Dr. Wynn Westcott) tarafından hazırlanmış "Flying Roll N° VII" olarak kaydedilmiş "Simya" başlıklı kısa yazı vardı. Pratik simya konusunda tek mevcut kaynak ileri seviyedeki İç Cemiyet üyelerinin faydalanabileceği Z.2 evrakı vardı. Simya konusunda bu Z.2 evrakı oldukça değerli ve son derece ilginçtir. Dolayısıyla onu biraz daha sonra ele alacağım.
Şimdi, eski Golden Dawn tarafından etüt edilen öğretilerde Wynn Westcott tarafından Collectanea Hermetica dizisinde derlenen bütün kitapları da hesaba almamız gerekir. Çünkü bu eser, adanmış Dış Cemiyet üyelerinin üzerinde çalışmaları gereken gerçek öğreti olarak görülürdü. Bu kitaplar koleksiyonu Dış Cemiyetin ritüelleri konusunda son derece değerli bilgi kaynaklar içermekteydi. Collectanea Hermetica'daki eserler arasında Simya ile ilgili birkaç yapıt vardı, bunlar:
- Cilt I. Hermetic Arcanum yazan Jean d'Espagnet, notları yazan Sapere Aude. (İncelemesini yaptığım kitap bu.)
- Cilt III. A short Enquiry concerning the Hermetic Art (Hermetik Sanatla İlgili Kısa Bir İnceleme) yazan "Philalethes'in Bir Sevgilisi" (Simyaya Giriş ve Notları yazan S.S.D.D. Florence Farr).
- Ciltl IV. AEsch-Metzareph or Purifying Fire from the Kabbalah of Rosenroth (Rosenroth'un Kabalasından AEsch-Metzareph veya Arındırıcı Ateş - tercüme eden "Philalethes'in Bir Sevgilisi" - 1714 - notları yazan S.A.)
- Ciltl VII. Euphrates or the Waters of the East (Fırat veya Doğu Suları) yazan Eugenius Philalethes (Thomas Vaughan) yorumu yazan S.S.D.D. (Florence Farr).
Hermetic ArcanumKolektif · Altıkırkbeş Basın Yayın · 202141 okunma