Gönderi

Mu'tezile, en fazla akılcı teolojisi sebebiyle meşhur olmuşsa da, kesinlikle bir zühd hareketi olarak doğmuştu. Nitekim “Mu'tezile” ismi de günahkâr toplumdan rücû edişi ifade etmektedir. Onlar ancak tedricen ve II. (VIII.) yüzyıl sonlarında, yani hemen hemen ehl-i hadîsin genel dinî hareketten koptuğu sıralarda genel zühd hareketinden ayrılmışlardı. Sûfî terimi, Cüneyd ve halkasındakiler için kullanılmadan önce Mu'tezilî zâhidler için kullanılıyordu.
Sayfa 301 - Klasik·Kitabı okudu
Din
·
30 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ama haddizatında sonuca bakmak lazım.
Kelam ilminin henüz şekillenen düzeninde fikir ayrılıkları olunca haliyle kendi düşüncelerinin haklılığını savunuyorlar böylece doğruluktan sapıyorlar ezcümle kendi prensiplerini savunup ehl-i sünnetten ayrılıyorlar bu da mutezilenin esatiri evveli zühd ve takva olsa da neticesinin beyhude olduğunu gösteriyor.