·64 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Şubat 2021 23:50 Bir Zweig serüvenimin sonuna daha geldim... Bir kaç saatlik yolculuğa cıkmış gibiyim, yaşadığım saatleri birkaç saate indirgeyebilirim fakat okurken hissettiğim duygu durumunu ve getirdiği öğretileri indirgeyebilecek ne bir kelime yazabilirim ne belirli bir kalıpta betimleyebilirim sanırım.. Okuması kolay anlaması güç kitaplar vardır.Hani bir çırpıda bitirirsiniz ama onun içinden almanız gereken daha bir sürü şey vardır ya işte Stefan Zweig ile hep bu duyguyu yaşıyorum.. Amok Koşucusuda öyle bir yoldaştı benim için.. Sanki gerçekten o gemide birincil ağızdan kadının onuru icin verdiği mücadeleye şahit oldum.. sanki bir Amok koşucusuydum ve anlatıcıdan durmadan anlatmasını istedim ve amok koşucusunun kadına verdiği şeref sözüne ne kadar sadık kaldığına şahit oldum..
Bu kitabı okudugum saatlerde aslında hayatımda ne kadar amok koşucusu olduğunu farkettim hatta her insanın kendine has bir Amok koşucusu olduğunu... Belki doğru kelime tam olarak Amok koşucusu değildir ama bence hepimiz hırslarımız, duygularımız, hedeflerimiz ve isteklerimiz doğrultusunda bu tabire çok yakın bireyleriz.. Bundan gurur mu duymaliyiz yoksa bu duyguları azaltmalı mıyız emin değilim ama sonunda kendimize zarar geleceğini bile bile bir koşuda olmak sanırım korkutucu geliyor kulağa..