Gönderi

10/10
·269 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2021 17:57
Geçen haftasonu Suskunlar’ı bitirdim fakat kitap hakkında araştırma yapmadan yorum girmek istemedim çünkü Suskunlar öyle bir kaç satır ile bahsedilecek bir kitap değil. Ben yazarın ilk Puslu Kıtalar Atlası kitabını okumuştum ve yazarın zekasına , hayal gücüne hayran kalmıştım. Ardından Amat’ ı okudum ve yine aynı duyguları hissettim. Kitap denizcilik ile ilgili olduğu için yazarın denizcilik ile ilgili bu kadar bilgisinin olması için kitabı yazarken çok büyük bir emek sarfetmesi gerektiğini düşündüm. Suskunları okuduğumda ise bu defa yazarın tasavvuf ve mevlevilik bilgisine hayran kaldım. Okuduğum bu üç kitabında ise İhsan Oktay Anar felsefe eğitimi aldığı için kitaplarında çok fazla felsefik öğe barındırıyordu. Ama şimdiye kadar okuduğum her kitabında hissettiğim duygu şöyle oldu: hani çok güzel bir yemek yersiniz de tadı damağınızda kalır ya işte tam olarak öyle yazarın kitapları, okuduktan sonra kitaplara doyamıyorsunuz. Gelelim şimdi Suskunlar’a kitapta birden fazla karakter var ancak ana karakterimiz Eflatun isminde bir delikanlı. Kitap Kalın Musa karakterinin anlatılmasıyla başlıyor ve siz sonra kitaptaki karakterlerin şimdiki ve geçmişteki hikayelerini dinliyorsunuz. Tasavvuf , mevlevilik , hayaletler , katiller , kahinlerin yer aldığı bir hikayenin içinde buluyorsunuz kendinizi. Yazar kitabında çok fazla metafora yer vermiş şimdi biraz bunlara değinmek istiyorum aslında ben bu metaforların bazılarını kitabı okurken anladım bazılarında ise okuduğum inceleme yazılarında fark ettim. Kitapta ki Neyzen Batın karakteri Tanrı’yı temsil ediyor. Batın’ın oğlu Zahir ise Tanrı’nın oğlu yani Hazreti İsa’yı temsil ediyor. Zahir hikayeye ilk girdiği zaman çok kirli bir insan olarak anlatılır sonrasında ise bir hamama giderek yıkanır burda da Hazreti İsa’nın vaftiz edilmesini temsil eder. Eflatun ise ilahi bir sesin onu çağırdığını duyar ve bu sesin kime ait olduğunu bulmak için sesi takip eder bu yolculukta yedi kişi ile karşılaşır bu yedi kişi kendisine kötü davranır. Eflatun ise onları alt ederek mevlevihaneye gelir. Bu yedi kişi ise yedi günahı temsil eder. Yani Eflatun nefsini yenerek Mevlevihaneye gelir. Bunun gibi bir çok metafor var kitapta. Kitap hakkında bu kadar araştırma yapıp uzun bir metin yazdığıma göre ne kadar sevdiğimi söylememe gerek yok. Üzüldüğüm tek şey yazarın yedi kitabının olması ve benim bu kitaplardan üçünü bitirmiş olmam. Bir taraftan yazarın tüm kitaplarını okumak isteyip bir taraftanda hepsini bitirirsem okunacak kitabı kalmayacak endişesi. Herkese iyi okumalar biraz uzun oldu ama buraya kadar okuduysanız çok sevindim.
Suskunlarİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202611,8bin okunma
·
24 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.