"İlk bakış" değerlendirmesiyle seçme ve ayıklama girişiminde bulunmakta Arthur Schopenhauer bu eserinde. Türe özgü biçimler çizmekte ve aşkı yorumlama çabasındadır -bir içgüdü hareketi olarak. Ancak bu çaba içinde birlikteliğin ruhsallığını kaçırmış olarak davranmaktadır ya da göz ardı etmektedir. Kitabı "diyelim ki" şeklinde okuyarak geçirdim. Yine de doruğa ulaşamayan bir anlatım var dolaylı olarak kıpırtı uyandırmıyor. Schopenhauer ilişkinin sorunlarını irdelemiyor fakat takıldığı sorulara cevap arama niyetinde. Düşüncesi "nesneleştirmelere" dayalı ve bunu birliktelikte "meyve" olarak görmekte. Bahsettiğim gibi bir "ilk bakış."