·152 syf.····Okunma: 26 Şubat 2021 23:32 Acaba George Orwell 1944'de bu kitabı yazdığında 77 yıl sonra okurken bizim de bu Hayvan Çiftliğinde yaşayıp aynı duyguları hissedeceğimizi tahmin etmiş miydi? Ama şuna eminim ki Hayvan Çiftliğini okuyup da bu duyguyu hissetmeyen yoktur. Evet biz 1944'de senaryosu yazılmış Hayvan Çiftliğinde aşağı kesimlerde yaşayan, dünyanın bütün hayvanlarından daha çok çalışıp daha az yemek yiyen-yiyebilen- bir türüz. Günlerce çalışıp yaptığımız yeldeğirmeni yıkıldığında tepki vermeyen de biziz, en başta siyah kalemle yazılıp yavaş yavaş eklenerek silinerek değiştirilen 7 emire kayıtsız kalan da biziz. Dört ayaklı olması gerekenlere iki ayak değerini vermekle en baştan hata yapan ve aynı coğrafyayı paylaştığımız bu tür her sabah Squealer'ın anlattıklarına koşulsuz şartsız inanmak için uyanıyor. Tıpkı Napoleon ve Snowball arasındaki çekişmeli seçim mücadelesi gibi biz de hangisini secsek daha az yara alırız ya da daha çok yemek yeriz'in derdindeyiz.
Tüm bu duyguları en derinden hissetmenizi sağlayan çevirmen Celal Üster'in sonsözde söylediği gibi: "Evet, Hayvan Çiftliği, korkunç sonla biten bir "peri masalı'dır."
Bizde asla köpek veya domuz olamayacağımız için bu korkunç peri masalını her gün yaşayan çok sevgili atlar,koyunlar, kazlar, ördekler...