Bir kehanet üzerine Acemi Avcı olan Cassie'yi kurtaran Şeytanların Prensi Aidan, kehaneti uygulamak üzere Ölüm Meleği ile bir anlaşma yapıyor. Kehanete göre tüm İblis kastlarının kral/kraliçesini öldürmek İblis savaşlarını durduracak.
Kesinlikle her paragraf Cassie'nin Aidanhell ile ilgili fantezilerin içeriyordu. Bir fantastik roman için asıl kurguyu bu kadar arka plana atıp kendini kaçıran bir şeytanı hayallerine dahil etmesi sinir krizlerine sebebiyet veriyor. Katil-kurban ilişkisinin biraz uyarlanmış hali olması fark edeceğiniz üzere aptal saf kızımızın birtakım duygular beslemesine neden oluyor.
Onun dışında kitabın en iyi kısmı sonuydu. Yazarın kendine gelip zirve bir son yapması belki de bu kitabı okumanız için en büyük etken. Yaşadığım ters köşe ve o ana kadar hissettiğim gizem duygusu sayesinde bu kitaba 1 vermediğimi açık açık belirteyim.
Kurgusu gereği her türlü ırkı(vampirler, şeytanlar, melekler... ) içinde barındırması bu tarz kitapları okumak ve cebini de düşünenler için basılmış bir kitap gibi. Kitapsepetinde en son 10 liraydı.
Akıcı bir dili var ama Aidan için yapılmış betimlemeler insanda kusma isteği getiriyordu. Dönüp dolaşıp aynı noktaya dönüldüğü için de sıkıntı ile paragrafları atlayarak okumuş olabilirim.
Açık konuşmak gerekirse fantastik kitaplarda Wattpad'den fırlamış ana karakterler görmek takdir ettiğim bir şey değil. Burada wattpad önyargımı konuşturmuyorum, özgün bir kurgunun karakterlerinin tuhaf tavırları yüzünden harcanması beni sinirlendiren. Her neyse, ne öldürür ne güldürür.