·96 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Şubat 2021 20:37 Böcek ile haşere arasındaki ayrıma dikkat çekerek önemli bir ayrıntıyı kaçırmadığı için çevirmen Ogün Duman’a teşekkür ediyorum. Bu konuda eserin giriş kısmında şöyle demektedir : “Eserin aslında da böcek anlamına gelen Kafer değil haşere anlamında Ungeziefer’den bahsedilmektedir. Tükçeye çevrilmiş neredeyse tüm dönüşüm metinleri böcekten bahsetmesine rağmen haşere sözcüğü hem topluma hem de ailesine faydası ol(a)mayan adamın “zararlı” niteliğine atıfta bulunur. Hem de sözcüğün Türkçe deki ikincil anlamı ”değersiz ve zararlı kişi” olması nedeniyle Dönüşümün alımlanmasında fark yaratır.”
Gregor Samsa, ailenin geçimini sağlamak için ağır koşullarda ve hiç sevmediği bir işte çalışırken bir sabah koca bir haşere olarak uyanır. Haşere olduktan sonra zamanla en yakını olan aile bireylerinin davranışları değişir ve dışlanır. Onu haşere olarak gören müdürü sırtı dönüp çekip gider. Bir anda İstenmeyen biri oluverir. Dönüşümden önce iş hayatının (sistemin) bir parçası (çarkı) ve ailesine faydalı olan Gregor dönüşümden sonra ise değersizleştirilerek ve yalnızlığa itilir.
Aslında Kafka, haşere metaforu üzerinden çok şey söylemek istemiştir : Toplumun farklı olan bireylere yaptığı muamele ve dışlanmışlık, hayattan kopmanın getirdiği yalnızlık, hoşgörüsüzlük. İnsanları haşereye dönüştürme ya da insanlara haşere muamelesi yapmak bir çok alanda halen devam etmiyor mu?
Bir defada okunacak bir eser değil. Üzerinde düşünülmesi gereken bir eser. Herkesin okuması gereken bir klasik.
ALINTILAR
Herkes beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor.
Sürekli değişen, hiç kalıcı ve samimi olmayan insan ilişkileri.
İnsanı büyüklüğe götürecek yol, ancak onun küçüklüğünden geçer.
Paltom bile ağır gelirken, nasıl taşırım koskoca dünyayı sırtımda?
Hayvanla yakınlık kurmak, insanlarla kurmaktan daha kolay.