Dönüşüm

Franz Kafka
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·96 syf.··
2020 8. kitabı
Toplumun farklı olana yaptığı muameleye değinmek amacıyla böceği bir metafor olarak kullanan Kafka, Gregor Samsa’nın öyküsünde böceğe nasıl dönüştüğü değil de hayatındaki değişiklikler ve ailesinin ona karşı tutumu ile devam eder... Bir öykünün en etkileyici giriş cümlesi olabilir.( Samsa huzursuz rüyalardan uyandığında kendini yatağında kocaman bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.)
DönüşümFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 2019267,6bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2021 2. kitabı
Herkes kendini bazen bir böcek gibi hisseder aslında dönüşüme uğrayan gregor değil ailesi ve yaşam alanıydı.bir solukta bitti.her olurun mutlaka okuması gerek kısacık kitapta mutlaka kendinizden bir parça bulacaksınız
DönüşümFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 2019267,6bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2021 11. kitabı
Böcek olduğu halde işe gidip kız kardeşini okutmak isteyen bir abi ve iş bulup ekonomik bağımsızlığına ulaştığında bu böcekten kurtulmak isteyen kız kardeş...
DönüşümFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 2019267,6bin okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2020 39. kitabı
Dönüşüm, Franz Kafka'nın en ünlü kitaplarından biridir. İlk okuduğumda pek anlam verememiştim o zaman mantıksız ve manasız gelmişti. Yakın zamanda tekrar okuduğumda aslında birden fazla kez okunması gerektiğini özellikle hayatımın belli dönüm noktalarında okumam gerektiğine karar verdim. Bir sabah uyanıyoruz ve artık olduğumuz kişi değiliz bu bana her sabah yaşadığımız olayın üst bir metaforu gibi geliyor. Her sabah kalkıyoruz ve o güne kadar ki adam değiliz bu değişim ne kadar radikal ise o kadar dışlanıyoruz bizi farklı ilan eden insanlığın kendisi biz değiliz. iyi okumalar... -Furkan DOLGUN
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 2019267,6bin okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2020 12:00
Bir insanı 4 hatta daha fazla insana bölmedeki ustalık takdiri hak ediyor.bağımlı olduğumuz zararlı yanımızın her devirde sistem tarafından nasıl gerekli gösterildiğini de farkediyoruz. Her devrin sorunum aynı olduğunu anlıyoruz. Düşündüren kitaplardan biri daha gayet başarılı.
DönüşümFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 2019267,6bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2020 7. kitabı
Hepimiz için böyle değil midir? Kendimiz olduğumuz, sınırları aştığımız, beklentilerden daha farklısını yaptığımız zaman, ailemizin ve toplumun istediği ya da inandığı kişi olmadığımız zaman; içinde olduğumuz parmaklıkların ardından -bu onlara göre güven içinde olan bölgedir- dışarıya atılmaz mıyız? Kafka'nın bu eseri her okuduğunda kendine farklı yorumlar çıkarabileceğin bir eser. Kitaptaki karakterin ölü bulunduğu sabah anlıyoruz ki, önemsediğimiz insanların sözleri bizi yok edebilecek kadar ağır gelebiliyor, taşıyamayabiliyoruz. Kelimelerin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha görüyoruz. Kitabın çevirmeni Ahmet Celal bir cümleyle çok iyi açıklamış çoğu şeyi: " Birey olmasını başaranlara düşman kesilen son toplumlar ve bu toplumların en güçlü temeli olan, çocuklarının hep iyiliğini, gerçekte ise sürekli köleliğini isteyen son aile yapıları yeryüzünden silinene değin, Kafka'nın Dönüşüm'ü geçerliliğini ve güncelliğini koruyacaktır. "
DönüşümFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 2019267,6bin okunma
7/10
·96 syf.··
2021 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2021 21:45
kitabın en beğendiğim kısmı franz kafkanın dahiyane kurgusu oldu. bir böcek üzerinden böyle bir konuyu ele alabilmek gerçekten dahiyane. kitap her ne kadar güzel olsa da çeviriyi pek beğenemedim. bazı cümleler düşük gibiydi, özellikle uzun cümleler arasındaki bağlantı kesintiye uğruyor gibi bir izlenimi vardı. onun dışında gayet güzeldi.
DönüşümFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 2019267,6bin okunma
7/10
·96 syf.··
2020 6. kitabı
"Gregor Samsa, kabuslarla geçirdi bir gecenin ardından sabah yatağında uyandığında,kendisini devasa, canavara benzer bir böceğe dönüşmüş olarak buldu " Gerçekle kurgunun ic içe geçtiği bir romandır. Gregor böceğe dönüşür ailesinin borçlarını ödeyemez, artık onlar icin bir yük olur. Babasını ondan tiksinir ve onu odaya hapseder . Artık onu kimse görmek istemiyordur. Kız kardeşi beslenmesine yardımcı olur. Artık toplumla tüm bağları yavaş yavaş kopmaya başlar. Insanlık duygularına yabancılaşır. Düşünmeyi bırakır , bir böceğe dönüşmektedir..
DönüşümFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 2019267,6bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2020 28. kitabı
İnsanın farklı, normal dışı olduğu durumlarda karşılaştığı durumları ve bu durumlarda yaşadığı etkileşimleri anlatan bir kitap. Bir insan kendini en iyi bu şekilde böcek yerine koyabilir diye düşünüyorum. Dışlanan ve farklı olduğu için hoş karşılanmayan insanları böcek olarak kabul etmiş zannımca. Kısa ve sürükleyici olduğu için bir solukta okunuyor. Sonunda bir boşluğa düşüp istemsizce düşünmeye başlıyorsun. Herkesin mutlaka okuması gerekiyor bence, hatta elinin altında tutup ara sıra karıştırması da normaldir. Kitabı okuduktan sonra gördüğünüz her böcekte kitabı tekrar okumuş gibi oluyorsunuz
DönüşümFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 2019267,6bin okunma
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2021 20:37
Böcek ile haşere arasındaki ayrıma dikkat çekerek önemli bir ayrıntıyı kaçırmadığı için çevirmen Ogün Duman’a teşekkür ediyorum. Bu konuda eserin giriş kısmında şöyle demektedir : “Eserin aslında da böcek anlamına gelen Kafer değil haşere anlamında Ungeziefer’den bahsedilmektedir. Tükçeye çevrilmiş neredeyse tüm dönüşüm metinleri böcekten bahsetmesine rağmen haşere sözcüğü hem topluma hem de ailesine faydası ol(a)mayan adamın “zararlı” niteliğine atıfta bulunur. Hem de sözcüğün Türkçe deki ikincil anlamı ”değersiz ve zararlı kişi” olması nedeniyle Dönüşümün alımlanmasında fark yaratır.” Gregor Samsa, ailenin geçimini sağlamak için ağır koşullarda ve hiç sevmediği bir işte çalışırken bir sabah koca bir haşere olarak uyanır. Haşere olduktan sonra zamanla en yakını olan aile bireylerinin davranışları değişir ve dışlanır. Onu haşere olarak gören müdürü sırtı dönüp çekip gider. Bir anda İstenmeyen biri oluverir. Dönüşümden önce iş hayatının (sistemin) bir parçası (çarkı) ve ailesine faydalı olan Gregor dönüşümden sonra ise değersizleştirilerek ve yalnızlığa itilir. Aslında Kafka, haşere metaforu üzerinden çok şey söylemek istemiştir : Toplumun farklı olan bireylere yaptığı muamele ve dışlanmışlık, hayattan kopmanın getirdiği yalnızlık, hoşgörüsüzlük. İnsanları haşereye dönüştürme ya da insanlara haşere muamelesi yapmak bir çok alanda halen devam etmiyor mu? Bir defada okunacak bir eser değil. Üzerinde düşünülmesi gereken bir eser. Herkesin okuması gereken bir klasik. ALINTILAR Herkes beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor. Sürekli değişen, hiç kalıcı ve samimi olmayan insan ilişkileri. İnsanı büyüklüğe götürecek yol, ancak onun küçüklüğünden geçer. Paltom bile ağır gelirken, nasıl taşırım koskoca dünyayı sırtımda?
DönüşümFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 2019267,6bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.