~Petey~
#benmikaelsen
#kitapkonusu #kitapyorumu
Düşünsenize bir vücuttasınız ama o vücutta ne hareket edebiliyor, ne konuşabiliyorsunuz. Herkesi anlıyorsunuz ama şekliniz diğerlerine benzemiyor ve kendinizi ifade edemiyorsunuz diye size zihinsel engelli tanısı koyuyorlar. Bir ömür kendinizi anlatmaya çalışıyorsunuz ama sadece saçma sesler çıkıyor ağzınızdan.
İşte Petey'in hikayesi de bu...
1920'lerde doğuyor. Eğik büğük bir vücut, dönmeyen bir dil, istem dışı kanat çırpıyor gibi hareket yaptıgı kolları.
2 yaşında zihinsel engelliler hastanesine terk ediyor. Zamanla büyüyor; o kadar büyük adamın içinde. Zihinsel engelli teşhisi konduğu için kimse onu ne anlamak, ne de ne anlatmaya çalıştığını dinlemek istiyor. Ta ki onun yaşlarındaki Calvin hastaneye getirlenene kadar. Calvin; hafif zihinsel problemi olan, bacaklarındaki sorun yüzünden yürüyemeyen bir çocuk. Bu ikili kardeşten öte oluyorlar. Petey'in çıkarttıgı seslerden anlamlar çıkarabilen Calvin onun hayata bağlanması için tam bir dayanak oluyor. Yıllar geçiyor, Petey'in verdiği enerji bazılarını ona yaklaştırıyor. Gelenler gidiyor, tam birileriyle bağ kuruyor sonra araya mesafe giriyor. Hayatı hep ters giden Petey, her şeye rağmen yaşama sevincini hiç kaybetmiyor.
Özellikle ortaokul dönemi için çocuklarımızın okumasını tavsiye ederim.
-----------------------------
Petey'in şanssızlığı; "serebral palsi( beyin felci) olduğunun, doğdu dönemde bilmemesi. Yani spastik denilen hastalık.
Yine de okurken o kadar umut veriyor ki kitap, yaşanmış gerçek bir hikayeden ibret almalı, hiçbir zaman pes edilmemeliye harika bir örnek.
#kitapalıntıları
Tanrı'ya umut bağlayanlar güç tazeler, kartallar gibi kanat açıp yükselirler. Koşar ama zayıf düşmezler, yürür ama yorulmazlar.
Babam güzelliğin hep yüzeyde kaldığını ama çirkinliğin en derinlere kadar işlediğini söyler.
Hepimiz doğduğumuz andan itibaren ölüyoruz. Yaşamak, o yüzden bu kadar önemli.