Puan vermedi·60 syf.····Okunma: 22 Şubat 2021 00:04 (Bu yazı spoiler içermektedir)
Dönüşüm kitabında Gregor Samsa’nın böceğe dönüşmesinin anlatıldığını genellikle herkes bilir, ancak burada böceğe dönüşümün neyi simgelediğini az kişi bilir. Böcek metaforu öncelikle, topluma bir ürün ve iş gücü veremeyecek olan kişinin nasıl dışlandığını anlatmak ve bu kişinin toplumda uyandırdığı hisleri abartılı bir şekilde betimlemek için kullanılmıştır; ayrıca böcek insanların en hoşlanmadıkları, kolayca öldürebilecekleri canlılardan biridir ve bu nedenle küçümseme ifadesi olarak da kullanılır, bu açıdan bakıldığında Gregor’un iş yerinde ve ev içerisinde aldığı sorumlulukların ağırlığında nasıl ezildiğini de böcek metaforu açıklamaktadır.
Böceğe dönüşüm, aslında Gregor’un insana dönüşümüdür çünkü çok ağır çalışma koşullarının insan yaşamına uygun olmadığı konusunda farkındalık geliştirmiştir, yani toplumdaki sistemden ayrışmıştır. Gregor’un böceklikten tekrar insanlığa dönüşümünün gerçekleşmemesinden de bu farkındalık bir kez kazanıldığında bir daha sisteme geri dönülmesinin zor olduğu anlaşılır.
Kitap aslında karakterleriyle de toplumun belli kesimlerini temsil etmektedir. Baba karakteri otoriteyi, anne karakteri topluma uyum isteğini, kız kardeş karakteri ekonomik bağımsızlığın gücünü, üç kiracı toplumun kendisini ve yaşlı hizmetçi de topluma iş gücü olarak katılan en alt tabakayı temsil etmektedir.
Bu temsillere bakıldığında baba karakteri yaşlılığı sebebiyle otoritesi elinden alınmış olup bu otoriteyi (ekonomik gelir) istemeden de olsa Gregor’un eline bırakmıştır. Fakat Gregor artık çalışamaz olduğunda otorite tekrar babaya döner ve bu otoriteyi koruma isteğini üniformayı hiç çıkarmaya yanaşmamasından da anlarız.
Anne karakteri Gregor’un iyiliğini düşünmekte gibi görünür ancak tek dileği oğlunun onu böcek gibi ezen o sistemin içine geri dönmesidir, öyle ki odadaki eşyaları bile eskisi gibi bırakmak ister. Oğlunun geri döndükten donra her şeyi eskisi gibi bulmasını ister, böylece bu farkındalık sürecini kolayca unutacağına inanır.
Kız kardeş başlangıçta Gregor’a en iyi davranan karakterdir, evin en zekisidir. Sayfalar ilerledikçe bu iyi davranışının muhtaçlıktan ileri geldiğini görürüz. Konservatuvara yazılmak isteyen kız kardeşin okul ücretini ödeyecek olan Gregor’dur, aileye karşı çıkarak onu okula yollayacak olan da Gregor’dur. Kız kardeş Gregor’un tekrar insan olacağına dair umudunu yitirdikten sonra ona sırt çevirir ancak kırılma noktası kız kardeşin çalışmaya başlayıp para kazanmasıdır, zira artık sistemin işlevli bir parçası olmuştur, kendine dair kararlar verebilecek gücü vardır. Gözü öyle döner ki Gregor’un onlara yük olduğunu düşünerek onun ölmesini ister.
Kiracılar esasen ailenin topluma karşı tavırlarını görmemiz için toplum görevini üstlenirler. Aile onlara kendilerinden bile daha çok değer veriyormuş gibi davranırlar ancak toplum onların zayıf noktalarından faydalanmaya çalışır.
Yaşlı hizmetçi kadın karakteri toplumun en alt kademesidir. Gregor’un aciziyetini anlar fakat yine de kendisine yapılan ayrımcılık ve eziyetleri Gregor’a yapmaktan kendini alıkoyamaz, çünkü Gregor ondan aşağıdır ve daha güçsüzdür.
Kitabın sonunda Gregor kendi kendine ölmektedir ve bu yolu yemek yemeyerek, bakımını yerine getirmeyerek kendi seçer bir bakıma. Toplumdan ayrıştırılan bireyin hem duygusal yalnızlığa hem de toplumca ona yapılan eziyetlere katlanamayarak kendinden vazgeçişini de böylelikle görmüş oluruz.