Dönüşüm

Franz Kafka
Çevirmen:
Özge Akkaya
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·60 syf.·
2020 35. kitabı
Ag Gregor ah. Sen etrafındakiler, ailen için çabalarken, böceğe dönüştüğün zaman bile işe nasıl gidebileceğinin yollarını ararken sen gittikten sonra onların yas tutup tutmadığı belli değil. Ah benim yalnız Gregorum...
DönüşümFranz Kafka · Karbon Kitaplar · 2016267,6bin okunma
Dönüşüm
Puan vermedi·60 syf.··
2021 3. kitabı
İnsanı içindeki ikilemleriyle yüzleştirmeyi sağlayan bir eser. İnsan iradesinin ve özgürlüğünün günden güne azalmaya eğilimli olduğu gerçeğini önümüze seriyor. Kısa bir kitap olmasına rağmen, bazı psikolojik durumları öyle güzel özetliyor ki kısa ve öz tabirinin canlı örneği haline geliyor. Yazarın mutlaka okunması gerekn kitapları arasında. Herkese tavsiye ederim, özellikle bazı sabahlar kendini bir böcek bedeni içinde hapsolmuş şekilde uyananlar için birebir.
DönüşümFranz Kafka · Karbon Kitaplar · 2016267,6bin okunma
Dönüşüm
10/10
·60 syf.··
Beğendi
·
2008 9. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2008 21:31
“Şu sabahları erken kalkmak yok mu,” dedi içinden “insanı tamamen aptallaştırıyor.” " Biraz daha uyusam bütün bu olanlardan kurtulabilir miyim?" "Paltom bile ağır gelirken, nasıl taşırım, koskoca dünyayı sırtımda?"
DönüşümFranz Kafka · Karbon Kitaplar · 2016267,6bin okunma
Dönüşüm
Puan vermedi·60 syf.··
2023 6. kitabı
"Gregor Samsa, kâbuslarla dolu bir gecenin sabahına gözlerini açtığında, kendini dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu." diyerek başlar kitap. İlk olarak 1915 yılında yayımlanmıştır. Elimdeki kitabın çevirmenliğini Özge AKKAYA yapmıştır. Kitapta böcek imajıyla; sıkıştırılmış ve köleleştirilmiş bir insanın hayattaki debelenişleri dile getirilir. Aslında Gregor, böceğe dönüşerek özgür kalmıştır: patronu işe çağırmaz, ailesinin ondan bir beklentisi kalmaz.
İnceleme
DönüşümFranz Kafka · Karbon Kitaplar · 2016267,6bin okunma
10/10
·60 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
Gregor abimizin uğradığı bencilliği okuyoruz eserde. Ailesine çok sevecen yanaşırken malum olaydan sonra tam tersi bir durum ile karşılaşan Gregor farklı psikolojik hallere giriyor. Kanımca insanın toplumdan uzaklaşma ya da depresyon halini fantastik bir olayla anlatılan çarpıcı bir eser.
DönüşümFranz Kafka · Karbon Kitaplar · 2016267,6bin okunma
6/10
·60 syf.··
2020 16. kitabı
İnsanı büyüklüğe götürecek yol, ancak onun küçüklüğünden geçer. . . Franz Kafka’yla ilk tanışma kitabım #dönüşüm içtenlikten uzak samimiyetsiz insan ilişkilerini anlatan psikolojik bir konuyu okurlarına aktarıyor, roman 80 sayfalık bir kitaba göre kat kat fazlaca güzel işlenmiş. Hikayenin tamamı bir apartman dairesinde ve bir aile üzerinden anlatılıyor... Kitabın sonunda ben biraz üzüldüm diyebilirim sizin yorumlarınız ve düşünceleriniz ne doğtultuda merak ediyorum? .
DönüşümFranz Kafka · Karbon Kitaplar · 2016267,6bin okunma
Günümüzü 1 Asır Önce Görebilmek
Puan vermedi·60 syf.··
2021 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2021 23:22
Bu kitapta Franz Kafka 1 Asır önce bunun gerçeklerini gün yüzüne çıkarttığını söyleyebilirim. Bir insanın böceğe dönüşmesi ardından çevresindeki insanların bunu gözardı etmesi sonrada kendini önemsemeyip işe gitmek için can atması ardından etrafındakilere karsı yabancılaşması muazzam bir anlatım örneği sonu biraz anlamsız oldu ama önemli değil güzel bir anatım...
DönüşümFranz Kafka · Karbon Kitaplar · 2016267,6bin okunma
8/10
·60 syf.··
2020 13. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2020 14:10
Toplum içinde fikirlerinden dolayı dışlanan/görünmez olan, sistemin karşısında bir sabah kendini “böcek” belki de “gerçek bir insan” olarak bulan Gregor Samsa; bize, metaforlarla süslenmiş karanlık bir odayı keşfetmemizde eşlik edecek.
DönüşümFranz Kafka · Karbon Kitaplar · 2016267,6bin okunma
Puan vermedi·60 syf.··
2020 121. kitabı
Ben, bu kitapta daha çok bireyin kendine yabancılaşmasının anlatıldığını düşünüyorum. Sonra zaman geçip düşündükçe Kafka'nın sağlam bir kapitalizm eleştirisi yaptığı fikrine vardım. Elbette bir yabancılaşmanın anlatıldığı çok açık kitapta ancak bu, sistemin bir yansıması sadece yoksa kendi kendine ortaya çıkan bir durum değil. Samsa'nın ilk endişelendiği şey işe gidememek oluyor. O durumdayken bile patronu ile yaptığı konuşmada her şey normalmiş gibi davranıyor. Benim anladığım kadarıyla Samsa toplumun kendisine yüklediği misyonun altında eziliyor. Toplum onu öyle bir hale getiriyor, kendisine o kadar yabancılaştırıyor ki bir böceğe dönüştüğü için değil de işe gidemeyip para kazanamayacağı ve ailesinin ihtiyaçlarını karşılayamayacağı için endişeleniyor. Bir birey olarak kendi isteklerini, ihtiyaçlarını, hazlarını unutuyor. Kendisine o kadar yabancılaşıyor ki böceğe dönüşmesi onun işe gitmesine engel olmayacak olsa, bu dönüşümü fazla sorun etmeden -belki de hiç- yaşamına devam edecek neredeyse Samsa. Dönüşüm sonucu Samsa bazı fonksiyonlarını yerine getirememeye başlıyor. Dolayısıyla ailesinden aldığı tepki görüntüsündeki iğrençlik değil, sadece ama sadece ailesi için artık bir kazanç değil aksine bir külfet nedeni olması. Yani Samsa böcek olmamış olsa, sadece işsiz bir genç olsa ailesi yine onu sevmeyecek hatta neredeyse yine onun ölmesini isteyecek, ama genel ahlak anlayışı buna el vermeyeceğinden buradaki dönüşüm yani fiziksel görünüm sadece ailenin düşüncesini ahlaki açıdan da destekleyen bir neden oluyor hepsi bu. Dönüşüm filan olmuyor da aslında. Samsa bir sabah uyandığında kendisi olmadığını fark ediyor bir bakıma ve bu farkındalık etrafındakileri endişelendiriyor, kızdırıyor. Düzenin kendisini dönüştürdüğü ''şey'' i fark edince Samsa, düzene karşı çıkıyor.
DönüşümFranz Kafka · Karbon Kitaplar · 2016267,6bin okunma
7/10
·60 syf.··
Beğendi
·
2020 23. kitabı
İnsandan böceğe dönüşüm. Aslında gerçek dışıdır, bir insanın bir böceğe dönüşmesi ama siz hiç kendinizi böcek gibi hissetmediniz mi? Hepimiz okurken içimizden bu soru geçmiştir eminim. Ben hissettim. Hatta son zamanlarda insan olduğumu hissettiğim zamanlar o denli az ki… Aslında yaşadığımız dönemde hepimiz bir George Samsayız. Eğer topluma yararlı ve faydalı ise insanlar tarafından sevilen ve saygı duyulan bir birey oluruz ama eğer toplumun bize yapmaya zorladığı şeyleri reddedersek George Samsa gibi dışlanır ve hayattan soyutlanırız. Bu yönden kitap yaşadığımız hayatın özünü bize gösterdiğini söyleyebiliriz. Evet kitabın konusuna ve verdiği mesaja gelirsek başarılı lakin edebi anlamda zayıf bir dili var duyguyu tam geçiremiyor gibi geldi bana. Üstelik bazı olaylar bir sebep sonuca bağlanmalıydı bence bu kadar önemli bir kitabın anlatım tekniği bu kadar basit olmamalıydı. Sonu hiç beklediğim gibi bitmedi. Tabi ki kitap güzeldi sadece ben daha derin anlamlar bulabilmeyi umut etmiştim.
DönüşümFranz Kafka · Karbon Kitaplar · 2016267,6bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.