'İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticede aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması..'
"İçimizde şeytan yok... İçimizde acizlik var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var..." Bu söz aslında tüm kitabı özetliyor.Kitap aslında bir aşk hikayesi üzerinden çok fazla şey anlatıyor: toplumu, insanın iç dünyasını, baskı ile alınan yanlış kararların hayatı nasıl mahvedebileceğini, yanlış kararların sevdiğimiz insanları kaybetmemize sebep olacağını bizlere anlatıyor.
Aslında insanların kendileriyle olan iç çatışmalarını, gerçeklerle yüzleşmekten korkarak yanlışlarımızı içimizdeki şeytana yükleyerek sıyrıldığımızı konu almasından güzel dersler çıkarabiliriz. Fakat olay örgüsü bende hiç merak uyandırmadı sonunun böyle biteceği belliydi, bazı yerlerinde çok sıkıldım normalde bir günde bitebilecek bir kitapken günlerce bitirmekte zorlandım. Ama yine de verdiği derslerle okunmaya değer bir kitap.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,7bin okunma
Günün birinde ya çıldıracağız, ya dünyaya hakim olacağız. Şimdilik bir rakı parası bulmaya çalışalım ve parlak istikbalimizin şerefine birkaç kadeh içelim.