Puan vermedi·516 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Mart 2021 23:23 (Spoiler içerebilir!)
Konusunu öğrenip birkaç incelemesine göz atarak (ve tabii ki Orhan Pamuk'un en popüler ve en sevilen kitabı olduğunu hesaba katarak) okumakta karar kıldığım ve girişinden fazlasıyla etkilendiğim bu eser benim için hayal kırıklıklarıyla son buldu.
Birçok kişi kitabın konusundan detaylıca bahsetmiş olduğu için ben detaya fazla girmeden konuyu hızlıca özetlemek istiyorum.
Kitabımızın ana karakteri, takıntılı aşığımız Kemal Bey, saplantılı bir şekilde aşık olduğu Füsun'un eşyalarını biriktirmeye başlar ve bir koleksiyon oluşturur.
Konu, roman severler için bir hayli ilgi çekici, değil mi?
Ben de heyecanla başladım okumaya, kaptırdım gidiyorum. Gayet akıcı başlayan olay örgüsü 200. sayfalara gelince bir anda durdu. Evet, bir anda durdu. Merakımdan inatla okumaya devam ettim. Okudukça soruyorum: "Ee şimdi nolacak?". Sürekli başa saran betimlemeler 400. sayfaya kadar devam etti. 200-400. sayfalar arasında sürekli aynı olayları okumaktan şahsen ben yoruldum. Hiçbir yeni olay ve gelişme olmaksızın aynı ortamın ve aynı akşamların defalarca betimlenmesi benim kitaptan uzaklaşmama sebep oldu. 400. sayfadan sonra kitap akmaya devam etti. Bu kez de kurgu beni fazlasıyla hayal kırıklığına uğrattı. 8 yıl geçti, sabırsızlıkla bekledik ve olan gerçekten bu mu? Aniden yapılan bir nişan, Füsun'un gelgitleri, saçma sapan tripleri, dengesizlikleri, en sonunda da ölüme kucak açması...
Kısacası Kemal'e bir yandan acıyıp bir yandan kızarak başladığım okuma serüveni Füsun'un gereksiz triplerine ve anlamsız hareketlerine kızarak bitti. Ayrıca Füsun hiç de sevmediği kocasından ayrılmak için 8 yıl neyi bekledi inanın anlamış değilim.
Belki haddime değil ama yine de kitapla ilgili şahsi fikrim şu:
Yazarımız kitabın gelişme bölümüne o kadar odaklanmış ki sonuç kısmı tabiri caizse hızla geçiştirilmiş ve dolayısıyla yavan kalmış.
Üstelik Keskinler'in ev ortamını ve aile hayatını bu kadar detaylıca anlatırken bence Füsun'u yeterince betimlememiş. Kitabın başında saçları sarı olan kızın kitabın ilerleyen bölümlerinde artık boyatmadığı için saçları orjinal rengi olan siyaha dönüyor. Sonra?
Keşke Füsun'u daha detaylı anlatsaydı ve biraz da onun hislerini, düşüncelerini anlayabilseydik.
Kitapla ilgili en etkilendiğim şey ise gerçekten müzesinin yapılmış oluşu ve kitabın içinde yer alan tek kullanımlık bilet :)
Siz de bana katıldığınız ve katılmadığınız noktaları bildirirseniz belki benim de kitabı başka açılardan yakalama fırsatım olur.
Keyifli okumalar...