Kitap ilk bölümlerinde ana karakterin sıkıcı , monoton yaşamı ve Zülfü Livaneli'inin kaleminde bir ağırlığının olmaması , okuyunca derin bir betimleme yapmaması, kitaptaki mekanların okuyucunun zihninde detaylı bir şekilde hayal etmesini sağlayamadığı için sıkılmıştım. Kitabı bitirdiğim de ise beklenmedik bir sonla karşılaştım ve kitap polisiye havasında giderken bir anda aynı zamanda psikanaliz ve psikoloji alanlarına da girdi.
Bence kitap tamamen polisiye kitabı olarak okunmamalıdır. Ana karakterin yaşadıklarından dolayı karakteri ve kişiliğin deki değişimleri , katilin cinayeti nasıl bir psikoloji de işlediği gibi konular da düşünülmelidir.