Puan vermedi·320 syf.····Okunma: 07 Mart 2021 22:37 1617 yılında Norveç’te yaşanmış gerçek bir olaydan yola çıkıyor kitabımız.Vardo ‘da denize açılmış 40 adam çıkan büyülü bir fırtınada hayatlarını kaybediyorlar ve geride kalan kadınların hayatta kalma mücadelesi başlıyorHem eski geleneklerine,mitlerine bağlı kalıp hem de Hıristiyan adetlerine ayak uydurmaya çalışıyorlar.Tabi bu mücadeleler o kadar kolay olmuyor kendi aralarında bile çeşitli anlaşmazlıklar yaşıyorlar.
.
Aylar sonra ülkede de cadı avları gittikçe artıyor. Cesur olan kadınlar ve onlardan kurtulmak için dini kullanan karanlık bir düzen.
.
Tabi ki bu düzen Vardo’ya da uğruyor. Dindar,cadı avcısı bir Vekil ve yeni evlendiği karısı Ursula düzen getirmeye geliyorlar.Ursula düzen getirmeyi dilerken kendi içinde ki kıvılcımları ve dostluğu,kadınnın gücünü keşfediyor.Güçlü kadınlar onu da bu zorlu hikayenin içine çekiyor ..
.
Güzel kadınlarla beraber okuyup sohbet edeceğimiz bir kitap Kadınlar Adası.Öncelikle arkadaşlarımın yorumunu çok merak ettiğimi söylemeliyim çünkü benim biraz eksik bulduğum,içine giremediğim bir kitap oldu.Ne yalan söyliyim bazı yerlerinde okurken sıkıldım.Feminist bir roman diye adlandırılmasına da çok katıldığım söylenemez.Evet bir kadın dayanışmasını,dostluğunu görüyoruz ama dediğim gibi ben o ruhu hissedemedim kitapta.Aslında anlatmak istediğim ben fazla göze sokarcasına anlatan kitapları sevmiyorum sanırım.”Ursa’nın kocası böyle kaba bir adamdı çünkü o bir erkek “ gibi durmadan erkeklerin ne kadar kaba ve aşağılık olduklarını bize “sözlerle”anlatması benim okurken hoşuma gitmedi.Bu durumu o insanın ruh halini kendim hissedip anlamayı daha çok yeğlerim.Umarım anlatabilmişimdir.Yani kısacası “Feminist Bir Roman” diye adlandırılacak o kadar çok kitap var ki benim gözümde o sıralara giremedi Kadınlar Adası.