8/10
·160 syf.··
2021 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2021 18:19
Ve Bir İdam Mahkumumun Son Günü bitti... Kitabım ön sözünde yazar kitapta vermek istediği ana fikri anlatmış. Kitap ise bu fikirleri tasdik edici nitelikte yazılmış. En azından ben okurken bu hissiyata kapıldım. Kitapta beklediğimi bulamadım ancak okuduklarımda da memnunum. Kitapta karekterin psikolojik durumunun ağırlıklı olarak ele alınacağını düşünmüştüm ama daha çok durum (idamın varlığı, çevredeki insanların tepkisi, ölecek birinin arkada bıraktıkları) ele alınmış. “Evet sayın seyirciler bir oyun sergileniyor birazdan beden ve başın birbirinden nasıl ayrıldığını göreceksiniz bu oyunda önlerden yer ayırtmak için hızlı olun. Hadi iddiaya girelim, bugün kaç baş bedenden ayrılacak? İfadelerine bakın ne kadar da gerçekçi bir ifadeye bürünmüş. Sanki gerçekten de acı çekiyormuş gibi.... Ha-ha çok komik-....” Sanırım bir çok izleyici bu düşüncelerle, bu çılgınlıkla idamı izlemekten zevk aldı. Bunu oyun gibi düşündüler. İdama mahkum olan bireyin hisleri, düşünceleri, hayattaki varlığı göz ardı edildi. İki şehrin hikayesini okurken halk idam mahkumları üzerinden iddiaya giriyordu, ölümü izlerken haz alıyorlardı. Giyotine (Sert bayan giyotine) övgüler sıralıyor, giyotinin varlığını doğal bir olay olarak algılıyorlardı. Bu açıdan her iki kitaptaki insanların davranışları çok benzer. Onlar için bu bir ölüm değil eğlence. Victor Hugo kitabın ilk bölümünde okuyucular arasında bu kitabı nasıl bulduklarına dair diyaloglara yer vermiş (Tahmini olarak yazılmış bir kurmaca). Diyaloglarda kitap hakkında yorumlarda bulunuyor “Aslında iğrenç bir kitap, insana kâbus gösteren bir kitap, insanı hasta eden bir kitap.” Olarak niteleniyor ve yazarı kendilerini idamı, giyotini, celladı düşündürmeye zorladığı için kızıyor bunun haksızlık olduğunu düşünüyorlar!.. 21. YY’dayız idamın varlığı hâlâ bazı topraklarda hüküm sürüyor ve hâlâ bazı insanlar öldürülüyor (Katilleri var). Demokrasinin beşiği(!) ABD idamla hala insan öldürüyor. Çin, Hindistan, İran ve daha bir çok ülke. Ve bu ülkede (TÜRKİYE’de) hala “İdam” isteyip bu konuda direten insanlar var. Bir gün idamın insanlık dışı olduğunu anlamalarını umut ediyorum. Bu incelemeyi Victor Hugo’nun sözleriyle bitiriyorum. “Tanrıları özleyenlere denilebilirdi ki Tanrı kalsın. Kralları özleyenlere denilebilir ki, vatan kalsın. Celladı özleyenlere söylenecek bir söz YOK!..”
Edebiyat
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Can Yayınları · 2019152,5bin okunma
··
21 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
"... ve yazarı kendilerini idamı, giyotini, celladı düşündürmeye zorladığı için kızıyor, bunun haksızlık olduğunu düşünüyorlar." İncelemenin en en güzel yeri burasıydı. Sadece idam konusu için değil, genel olarak da çok haklı bir cümle ve tespit. Var olan kötülükler hakkında düşünmeyince ya da onlar hakkında bilgileri olmayınca çok da ilgilenmiyorlar bunlarla ama kötülüklerin gerçekten de kötülük olduğu hakkında bilinç oluşturulmaya çalışılınca da hemen onu öne sürenlere kızıyorlar. Çok güzel bir inceleme olmuş 📚
ExoCan
Gönderi Sahibi
Teşekkürler. Senin de genel olarak yaptığın yorum çok doğru. Bazıları cehalet mutluluktur felsefesiyle yaşıyor.