·206 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Mart 2021 01:42 “Ah Asya!” dedim, “Yapma...” dedim, “Kanma” dedim. Elbette beni duymadı, yaptı, kandı, ağladı çok yandı. Ben de bir okur olarak onunla birlikte yandım.
Kısaca ve çok fazla merakınızı kaçırmadan konusuna gelecek olursak, Asya ve Deniz çocukluktan beri çok yakın iki arkadaştır. Arkadaşlıkları daha sonra akrabalığa dönüşecek ve Asya, Deniz’in ağabeyiyle evlenecektir. Zaten kitap da bundan itibaren başlıyor.
Evlendiği adam gerçekten aşık olduğu adam mıydı Asya’nın? Ne kadar tanıyordu hayatını birleştirdiği insanı? Hiç tanımadığı biriyle, kocası dahi olsa, hiç düşünmeden bambaşka bir yere gidebilir miydi insan? Dağılan bir ailenin bütün fertleri aynı insana acı çektirmiş ama çektiği bütün acılara rağmen dimdik durmuş Asya. Düşmüş, en yakını bildiği dostundan en büyük darbeyi almış, bilmediği memlekette tek başına kalmış ama ayağa kalkmasını da bilmiş. Kaybettiği gençliğini telafi etmek için sıkı tutunmuş hayata.
Elbette böyle harika bir konu içeren, güçlü kadın karakterlere sahip kitapları okumak bana çok iyi geliyor. Güçlü karakterlerin yansıtılmasına ihtiyacımız var. Ancak değinilmesi gereken bazı noktalar da yok değil. Kitapta göze çarpan çokça yazım hatası var, konuşma ağzıyla yazılmış olması beni biraz rahatsız etti açıkçası, bu konuda biraz hassasım. Kitabın anlatım tarzı biraz kafa karıştırıcı olsa da, bazı yerlerde konunun derinlemesine incelenmesini beklerken fazla yüzeysel geçilmiş olsa da konusunun çok güzel seçildiğini tekrar vurgulamak isterim. Son olarak, bir kadının kendi ayakları üzerinde durmaya çalışması karşısında toplumun tepkisi kadının giyimine kuşamına, başının açık ya da kapalı olmasına bağlı olmamalıdır, bir toplum böyle şeylerle ayrıştırılmamalıdır, kitapta bu noktaya da haklı olarak parmak basılıyor.
Yazarımızın ilk kitabıydı Adı Rem. Eksikler olsa da ben çok beğendim ve bundan sonraki kitaplarını da mutlaka okumak isterim. Yolu açık olsun diyor, bizi Asya ile buluşturduğu için teşekkür ediyorum ona.