·413 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Mart 2021 19:32 SPOILER ALERT
Bu kitabın tam anlamıyla bir savaş karşıtı kitap olduğunu düşünüyorum. Zaten Aytmatov da babasını savaşta yitirmiş, küçük yaşta yetim kalmış bir adam ve bu kitabında da çok fazla bir şekilde baba ve savaş figürlerini görüyoruz. Zaten kitabı en etkileyici kılan şeylerden biri de buydu zannediyorum. Kitabı okuduğum her saniye iyi bir kitap okuduğumu hissettim çünkü öyle güzel geçiriyor ki hisleri siz de karakterlerle birlikte üzülüyor ve siz de onlarla beraber mutlu oluyorsunuz. Evet, Aytmatov’un hayatında çocukluğundan beridir süregelen bir kavram var, savaş. Ve bunu da kitaplarına yansıtmış lakin sadece bununla da sınırlı kalmayıp iki çok zıt kavrama dikkat çekmiş. Mankurtlaşan insan ve insanların aslında yeniliklere ne kadar kapalı olduğu. Yedigey tamamen yeniliklere karşı olan bir karakter değil. Lakin geçmişe değer veren bir karakter. Çünkü şu anki haline gelmesine sebep olan şeyin geçmişte yaşadıkları olduğunu biliyor ve geçmişine ne kadar kötü şeyler saklı olsa da sıkıca bağlı kalıyor. Zaten Yedigey geçmişin mahvolması, yapılan hataların düzelmesi konusunda kitap boyunca ve sonunda dahi bir çaba gösteren bir adam. Diğer tarafta bize yansıtılan dünyadaki iki kozmonot da bize adeta insanların kendi içlerinde dahi çatışmaya uğrayan ve yeniliklere ne kadar açık olmayan yaratıklar olduğunu gösteriyor. Dünyaya gelmelerinin yasaklanmasına sebep olan şey de insanın yeni olan şeylere karşı olan korkusu olsa gerek. Evet, bu kavramlar çok zıt iki kavram ama aslında iç içeler. Geleceği oluşturan şey nasıl geçmişse aynı zamanda geleceği oluşturan diğer bi etken de yenilikler değil de nedir? Kocaman evrenin küçücük ve asla gidemeyeceğim bir tren istasyonunda gezdim ben bu kitabı okurken. Her bir karakterin acısını tek tek iyileştirmek istedim ve gücüm yetmedi ama onların acısını ben de içimde paylaştım. Bu da kitabın ne kadar güçlü bir yazıma sahip olduğunu göstermek için yeterli bence. Ve son olarak, mankurtlaşmamak ve yeniliklere açık olmak temennisiyle…