·192 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Mart 2021 14:37 Farabi, bilindiği üzere Platon ve Aristoteles'ten esinlenmiş, onların eserlerini kendi kültürüne çevirmiştir. Benim de bu kitabı okuma nedenim: Dünyanın ilk ütopik eseri varsayılan Platon'un Devlet'ine karşılık, İslam dininin ilk ütopik eseri İdeal Devlet'inin İslam'da ki mantığını kavramaya çalışmaktı. Siz de kitabı okurken ütopik bir kitap okuduğunuzun farkına vararak okumalısınız yoksa bazı yerler saçma gelebilir.
Kitabın çevirisi güzel olmasına rağmen sözlük kullanılacak birçok yere rastladım, derin bir kitap. Eserde; Tanrı, varlık, töz, gezegenler, kalp ve akıl arasındaki düzen, erdemli-erdemsiz kişi, ideal yönetim biçimi, mükemmel yönetici gibi kavram veya kavramlara değinilmiştir.
-Spoiler-
Farabi, erdemlerin en büyüğünün bilim olduğunu söyler fakat bilimde sıkça sorduğumuz "neden?" sorusunun belirli bir noktaya kadar ilerletebileceğimizi, "ilk neden?"in cevapsız kalacağını söyler. Çünkü, nedenlerin birbiri ardınca ilerlediğini fakat sona gelindiğinde Tanrı'nın varlığının ötesine geçilemeyeceğine savunur. Yani, "ilk neden?" Tanrı'nın ta kendisidir. Ve Ona göre din ile felsefe arasında gerçek anlamda bir çatışma olamayacağı ortadadır. Hatta onun çok fazla felseyle uğraştığını ve herşeyi akılla yorumladığını öne sürüp, dininin dışına çıktığını savunanlar vardır.
Farabi'nin ideal düzeninde (erdemli şehrinde), mükemmel toplumlar büyük, orta ve küçük şeklinde ayrılır. Onun toplum anlayışında kapital bir düzenin hakimiyeti değil, takva kavramı altında bilimle idare edilen bir hakimiyet anlayışı vardır. Büyük toplumlar, -en ideal, en erdemli yapı- tüm milletlerin tek çatı altında toplanıp yaşamasıdır (tabii ki bugünkü şekliyle değil). Orta toplumlar, tek milletin bir araya gelmesiyle oluşur. Bu düzeni Hitler uygulamaya çalışmış fakat olayı çok yanlış anlamıştır. Küçük toplumlar, şehir devletleri şeklinde yaşayan herhangi bir milletten ve dinden, karışık olarak yaşanılan küçük yapılar şeklindedir. Ona göre şehirde mükemmelliğe ulaşmak için insanların; para, makam ve birbirlerine üstünlük kurabileceği dünyevi araçlardan kurtularak, yardımlaşan erdemli insanların varlığıyla mümkün olacağını savunur.
Erdemli şehrin nasıl olması gerektiğini açıkladık ve bu yöneticisinin nasıl olması gerektiğine bakalım. Yönetici, normal insanlar tarafından belirlenemez, seçilemez. O, seçilmiş soylu kişidir. Saf on iki özelliğe sahiptir. Kısacası bu kişi neredeyse kusursuzdur.