İdeal Devlet (El-Medinetü'l Fazıla)Farabi

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.638
Gösterim
Adı:
İdeal Devlet
Yazar:
Alt başlık:
El-Medinetü'l Fazıla
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053329565
Orijinal adı:
El-Medinetü'l Fazıla
Çeviri:
Ahmet Arslan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
İdeal Devlet

Farabî (870-950): Türk-İslam filozofu, gökbilimci, müzisyen. İslam’ın Altın Çağ’ının en önemli isimlerden biridir. Farabî yükseköğrenimini Bağdat’ta tamamladı, zamanın ünlü bilginlerinden ders aldı. Aristoteles’in ve Platon’un eserlerini inceledi, bu iki filozofun felsefelerini İslam’la bağdaştırmaya, bu sayede İslam dinine felsefi bir nitelik kazandırmaya çalıştı. Felsefeye mantık ile başlayıp metafizik üzerinde durdu; felsefenin dil, siyaset, doğa, zihin ile ilgilenen dallarında eserler verdi; müzik aletleri geliştirdi, müzik ve psikoloji konularında yazdı.
İslam felsefesinin gelişmesini ve korunmasını sağladı, İlkçağ Yunan-Latin eserlerinin Arapça tercümelerinden yararlanmak zorunda kalan ve kendisini Alpharabius ismiyle anan Batılı Orta Çağ düşüncesini etkiledi.
İdeal Devlet bilinen 103 eserinden sonuncusudur ve Farabî’nin felsefesini tüm açılardan yansıtır. Eserde İlk Var Olan’ın nitelikleri, diğer varlıkların nasıl meydana geldiği, varlıkların dereceleri, bunun organlardaki karşılığı, bir beden gibi işleyen şehri/toplumu yönetecek kişinin nitelikleri, şehir/toplum türleri, her birinin güçlü ve zayıf yanları ele alınır.



Ahmet Arslan (1944): Ankara DTCF Felsefe Bölümü’nden mezun oldu, 1973 yılında aynı bölümde doçent oldu.
1979 yılında Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Felsefe Bölümü’nü kurdu. 1988 yılında profesörlük unvanını aldı. İlkçağ Yunan Felsefesi, Ortaçağ İslam Felsefesi ve Kelamı, Osmanlı Kelam Düşüncesi üzerine çok sayıda kitap ve makale yazdı. Telif eserler yazmaya, Batı dillerinden ve Arapçadan önemli eserleri dilimize kazandırmaya devam etmektedir.

Farabî Hakkında

Farabî 870-950 yılları arasında yaşamış bir Türk-İslam filozofudur. O, klasik Yunan felsefesi, özellikle Yunan siyaset felsefesi ile İslam’ı birbiriyle uzlaştırmaya çalışmış olan ilk filozoftur. Farabî, iki özelliği ile, yani genel olarak Antik Yunan felsefesi, özel olarak Platoncu-Aristotelesçi siyaset felsefesini İslam’la bağdaştırmak, uzlaştırmak çabası ve bu amaçla kurduğu sistemi ile İslam düşüncesini ve kendisinden sonra gelen diğer filozofları derinden etkilemiştir.

Mahdi’nin haklı olarak belirttiği gibi, genel olarak klasik siyaset felsefesi, özel olarak Platon tarafından Yasalar’da ele alınan “ideal devlet”, ideal toplum öğretisiyle İslam’ın birçok temel görüşü arasında çarpıcı benzerlikler mevcuttur: Her ikisi de Tanrı’yı nihai yasa koyucu neden olarak ele almakla başlar ve gerek tanrısal, gerekse tabii olan hakkında sahip olunması gereken doğru görüşleri iyi bir siyaset sistemi veya rejiminin inşası için zorunlu unsurlar olarak kabul ederler…
Ütopyalar her daim cazip gelmiştir bana. Hatta bilim kurgu tarzında veya tadında yazılan kötümser/karamsar/istenmeyen ütopyalara bile ilgim en üst seviyede diyebilirim.
Bilirsiniz, G.Orwell’ın ve A.Huxley’ın yazdıkları dışında kalan diğer tüm ütopyalar istenilen, yani iyimser ütopyalardır.
Farabi de bu eseri vasıtasıyla istenilen türde bir ütopya yazmış.

Farabi, islam dinini temele alarak ideal bir toplum portresi ile karşımıza çıktığı bu eserde; toplumun tüm bireylerinin “erdemli” (erdemli=ahlakın tüm gerekliliğini en üst seviyede icra eden kişi) olduğu bir toplumdan bahsediyor. Zaten bu kitabın ütopya katagorisinde ele alınmasının nedeni de bu. Bilirsiniz “ütopia=ütopya” kelime anlamı itibari ile “olmayan yer” demektir. Bu kavram felsefi ve bilimsel olarak “gerçekleşmesi imkansız şey” diye de ifade edilir.
Yani anlayacağınız; Farabi’nin anlattığı veya istediği toplum modelinin gerçekleşmesi imkansız. Zira bir toplumun tamamının erdemli olması imkansız. Düşünsenize; bir toplum var ve bu toplumda hiç kimse yalan söylemiyor, çalmıyor, haset etmiyor, işini layıkı ile yerine getiriyor, ailesini ihmal etmiyor... Bunun mümkünlük kavramı dahilinde olması düşünülemez bile.
Biz birine “erdemli” diyorsak; o kişinin normal insanlara göre daha az etiksel ihlaller yaptığını ifade etmek istiyoruz.
Farabi de yazdıklarının bir ütopyadan ibaret olduğunu çok iyi biliyor. Bize bu eserinde anlattığı toplum modeli üzerinden şu mesajı veriyor desek çok yerinde olur:
“Olabildiğimizce ahlaklı olursak dolaylı bir sonuç olarak -devletin en üst kademesinden, halkın en taban seviyesindeki bireylere kadar- hepimiz mutlu ve güvende oluruz. Ve tabi ki bu haliyle devlet de millet de kutsiyetini kazanacaktır.

/Her ütopya eseri gibi okunması gereken güzel bir eser/
Farabi'nin İdeal Devlet'i bana göre okuması zor, anlaması daha zor bir eser. Kısa bölümler halinde yazılmış olmasına rağmen dikkatim dağıldığı için bir sayfayı birden fazla okuduğum oldu. Bir İslam aydınının fikirlerini merak ettiğim için okumak istedim ve açıkçası tamamen din temeline dayandırılmış bir eser okuyacağımı düşünmüştüm. Öyle olmadığını okudukça anladım ve daha çok hoşuma gitti. Farabi'nin bakış açısı pek alışkın olduğumuz dindar bakış açısı değil aslında ve bu da neden İslam'ın Altın Çağı'nda yaşamış ünlü filozof ve bilim adamı olarak tanındığını gösteriyor. Özellikle adalet ve dindarlık hakkındaki fikirleri etkileyici. Kısaca söylemek gerekirse okunmasında fayda görüyorum.
Kitap hakkında çok şey söylenebilir. Ancak ben daha çok kitabın derlendiği yayınevi ve çevirmenin acımasız tutumuna değineceğim.

Farabi, yalınkat bir akılla ele almış "İdeal Devlet" kitabını. Yani dini vecizelerden çok felsefe-sosyoloji bilimi ağır basıyor. Fakat bu durum ne Farabi üstadı dinden çıkarır ne de okuyanların imanına halel getirir kanımca.

Yayınevinin sık sık "..ama bunun islamda teri yoktur", "..bu açıklama islama terstir" yönergeleri okuyucuyu sıkıyor ve ister istemez bir Farabi fanatizmi oluşturuyor.

En azından bende öyle oldu. Harika bir kitap. Okumadan ölmeyin diyorum.
(Benim okuduğum şerhi: Kurtuba YY)
Düşünüyorum lakin üzerine kurabileceğim tek cümle şu oluyor: 21. yy insanı bu kitabı nasıl bir bilgi birikimiyle okusun ve anlasın ? Tüm alakamı ve merakımı üzerine yoğunlaştırdıktan sonra bile hala kelimeler suyun üzerinde anlamsızca yüzmeye devam ediyordu. Her ne kadar boğulmamaya çalışsam da olmadı. Çevrilen adla yakından uzaktan ilgisini kuramadım. Bir kitap 94 sayfa bambaşka bir mevzudan bahsedip sonra 50 sayfa devletten bahsedince ki bu bahis bile o kadar enteresan şekilde oluyor ki insan idrak edemiyor adının kaynağını, nasıl olur da adı İdeal Devlet olur. Sadece şunu merak ediyorum okuyan birisi varsa bana ulaşabilir mi ? Anlamak istiyorum.
Devlet yönetim çeşitleri ve ideal yönetim tarzı hakkında yazılmış felsefi bir kitap olduğunu düşünerek alıp okudum. Kitabın ancak son üçte birlik kısmında buna değinilmiş. Erdemli toplum, erdemli toplumun yöneticileri, erdemli olmayan şehir halkı, cahil ve sapkınlık içindeki şehir halkı başlıkları altında kısa bölümler halinde ele alınmış. Beklediğim bu değildi ama Rousseau (Toplum Sözleşmesi), Platon (Devlet) ve Aristoteles (Politika) ile birlikte tamamlayıcı oldu. Kitap aslında 154 sayfa.
Eserin adı ''Mabadi Ara Ahl al-Madina al-Fadıla '' dır.Çevirisi ise'' En Mükemmel Toplumun(Erdemli Toplumun veya İdeal Toplumun) Yurttaşlarının Görüşlerinin Ana İlkeleri '' dir.Gerek varlık felsefesi olsun gerek siyaset felsefesine ilgi duyanlar kitabı okuyabilir.Farabi ' nin adalet ve dindarlık hakkındaki görüşleri farklı bir bakış açısıyla ele alınmış ve kendi açımdan ilgi çekici bulduğumu söyleyebilirim :) iyi okumalar
Bir yazarı anlamanın yolu onun her açıdan anlayabilmenin yolu en azından kitaplarında yazdıklarını anlamaktan geçer , Farabi de bazı konularda görüşlerini kitaplarına da olsa her ne kadar net bir şekilde yansıtmaktan bazı noktalarda çekinmiş olsa da örnek alınması açısından okunmaya değer
Adalet zorla elde edilen hakimiyettir. O halde ezen kişinin ezileni köle yapması adalete uygun olduğu gibi, ezilen kişinin ezen kişi için en yararlı olan şeyi yapması da adalete uygundur.
Kalp, kendisine başka bir organın emretmediği amir organdır. Ondan sonra beyin gelir.
" Mutluluk kendisi için istenen, hiçbir zaman bir başka şeyin elde edilmesi için istenmeyen iyiliktir. "
İlk Var Olan bütün diğer var olanların varlığının ilk nedenidir.
Farabi
Sayfa 3 - Kültür Yayınları
Protagoras "İnsan her şeyin ölçüsüdür." demişti. Platon ise, bilindiği gibi, "Hayır Tanrı her şeyin ölçüsüdür." diyerek buna karşı çıkmıştı.
Mutluluk, insan ruhunun varlık bakımından kendisine dayanacağı bir maddeye ihtiyaç duymayacağı bir mükemmellik derecesine ulaşmasıdır.
Erdemli şehrin yöneticisi, rastgele bulunmuş herhangi bir insan olamaz. Çünkü yöneticilik iki şeyle olur: a) O insan, yaradılışı ve tabiatı bakımından yöneticiliğe istidatlı olmalıdır. b) O insan, yöneticilikle ilgili irade ve meleke tutumları kazanmış olmalıdır. Bunlar ise tabiatı gereği yöneticiliğe istidadı olan insanda gelişip ortaya çıkacaktır.
Farabi
Sayfa 103 - Türkiye iş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İdeal Devlet
Yazar:
Alt başlık:
El-Medinetü'l Fazıla
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053329565
Orijinal adı:
El-Medinetü'l Fazıla
Çeviri:
Ahmet Arslan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
İdeal Devlet

Farabî (870-950): Türk-İslam filozofu, gökbilimci, müzisyen. İslam’ın Altın Çağ’ının en önemli isimlerden biridir. Farabî yükseköğrenimini Bağdat’ta tamamladı, zamanın ünlü bilginlerinden ders aldı. Aristoteles’in ve Platon’un eserlerini inceledi, bu iki filozofun felsefelerini İslam’la bağdaştırmaya, bu sayede İslam dinine felsefi bir nitelik kazandırmaya çalıştı. Felsefeye mantık ile başlayıp metafizik üzerinde durdu; felsefenin dil, siyaset, doğa, zihin ile ilgilenen dallarında eserler verdi; müzik aletleri geliştirdi, müzik ve psikoloji konularında yazdı.
İslam felsefesinin gelişmesini ve korunmasını sağladı, İlkçağ Yunan-Latin eserlerinin Arapça tercümelerinden yararlanmak zorunda kalan ve kendisini Alpharabius ismiyle anan Batılı Orta Çağ düşüncesini etkiledi.
İdeal Devlet bilinen 103 eserinden sonuncusudur ve Farabî’nin felsefesini tüm açılardan yansıtır. Eserde İlk Var Olan’ın nitelikleri, diğer varlıkların nasıl meydana geldiği, varlıkların dereceleri, bunun organlardaki karşılığı, bir beden gibi işleyen şehri/toplumu yönetecek kişinin nitelikleri, şehir/toplum türleri, her birinin güçlü ve zayıf yanları ele alınır.



Ahmet Arslan (1944): Ankara DTCF Felsefe Bölümü’nden mezun oldu, 1973 yılında aynı bölümde doçent oldu.
1979 yılında Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Felsefe Bölümü’nü kurdu. 1988 yılında profesörlük unvanını aldı. İlkçağ Yunan Felsefesi, Ortaçağ İslam Felsefesi ve Kelamı, Osmanlı Kelam Düşüncesi üzerine çok sayıda kitap ve makale yazdı. Telif eserler yazmaya, Batı dillerinden ve Arapçadan önemli eserleri dilimize kazandırmaya devam etmektedir.

Farabî Hakkında

Farabî 870-950 yılları arasında yaşamış bir Türk-İslam filozofudur. O, klasik Yunan felsefesi, özellikle Yunan siyaset felsefesi ile İslam’ı birbiriyle uzlaştırmaya çalışmış olan ilk filozoftur. Farabî, iki özelliği ile, yani genel olarak Antik Yunan felsefesi, özel olarak Platoncu-Aristotelesçi siyaset felsefesini İslam’la bağdaştırmak, uzlaştırmak çabası ve bu amaçla kurduğu sistemi ile İslam düşüncesini ve kendisinden sonra gelen diğer filozofları derinden etkilemiştir.

Mahdi’nin haklı olarak belirttiği gibi, genel olarak klasik siyaset felsefesi, özel olarak Platon tarafından Yasalar’da ele alınan “ideal devlet”, ideal toplum öğretisiyle İslam’ın birçok temel görüşü arasında çarpıcı benzerlikler mevcuttur: Her ikisi de Tanrı’yı nihai yasa koyucu neden olarak ele almakla başlar ve gerek tanrısal, gerekse tabii olan hakkında sahip olunması gereken doğru görüşleri iyi bir siyaset sistemi veya rejiminin inşası için zorunlu unsurlar olarak kabul ederler…

Kitabı okuyanlar 70 okur

  • İzgi Ekinci
  • Seher Konuk
  • Cemal Uluk
  • Kubilay TÜRKER
  • Umut Uzun(Mnur)
  • Murat Gökhan
  • Eda⠀ོ
  • Emir
  • Şirin sütpak
  • Bilgehan Arifoğlu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%9.5
25-34 Yaş
%61.9
35-44 Yaş
%19
45-54 Yaş
%4.8
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%4.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%35.2
Erkek
%64.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%34.8 (8)
9
%8.7 (2)
8
%17.4 (4)
7
%17.4 (4)
6
%8.7 (2)
5
%4.3 (1)
4
%4.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%4.3 (1)