Harfler KitabıFarabi

·
Okunma
·
Beğeni
·
576
Gösterim
Adı:
Harfler Kitabı
Yazar:
Baskı tarihi:
Kasım 2008
Sayfa sayısı:
319
ISBN:
9789756329559
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Kitabu'l Huruf
Çeviri:
Ömer Türker
Yayınevi:
Litera
Büyük Türk-İslam filozofu Fârâbî'nin Harfler Kitabı (Kitâbu'l-Hurûf) adındaki bu eseri, adını içindeki makalelerin harflerle isimlendirildiği Aristoteles'in Metafizik'inden almıştır. Filozofun eserleri ve düşünceleri göz önüne alındığında anlaşılması ve konumlandırılmasındaki zorluk ve problematik ile ön plana çıkan eser, metni neşretmiş olan Muhsin Mehdî tarafından "Fârâbî metafiziği" olarak sunulmuştur. Ancak kitabın Aristoteles metafiziğindeki içerik ve sistematik yapıyı aynıyla devam ettirdiğini söylemek zordur.

Bu Harfler Kitabı'nda filozof, başta mantık ve metafiziğe dair konular olmak üzere kendine özgü yaklaşımıyla yer yer, dil-mantık ilişkisi, toplum ve felsefe ilişkisi gibi birçok konuyu ele almaktadır. Eser mantıksal/ontolojik kategorilerin incelenmesiyle başlamakta sonrasında bu kategorilerin çeşitli dillerde nasıl dillendirildiği anlatılarak bu kategorilerin tüm yerel dillerin ötesinde evrensel olduğu vurgulanmaktadır. Bunun yanında eserde, adı geçen bu kategoriler tek tek ve derinlemesine incelenmekte, "cevher", "araz", "şey" ve "varlık" gibi metafizik ve mantığa dair kavramlar anlatılmaktadır. Daha da önemlisi filozof eserde, Metafizikten Mantığa, Mantıktan toplumbilim ve siyasete kadar birçok görüşü kendine özgü yaklaşımıyla ele almaktadır.

Tanıtım Yazısı'ndan
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Buna da bazen "ilk" sözürnüzle delalet edilir. Nitekim bir kimse şöyle
der: "Hayat nefıs için ilk olarak vardır". Bu bazen bir şeye değil de
ötekine göreiilikle olur. Mesela üçgen hakkında "onda iç açıların iki
dik kenara eşit oluşu ilk olarak bulunur" denir. Bir grup şarih, bunu
' hiçbir şekilde vasıtası olmayan anlamında almışlardır. Oysa bu, çirkin
olup mümkün değildir. Aksine bu, üçgenin cinsine göre ilktir ve bunun
anlamı, onun, cinsinden önce tümel bir varlıkla var olmamasıdır.
Çünkü şey hakkında "o, bizatihidir" sözümüz, bazen varlığı ne fail, ne
madde, ne suret ne de gayeye kesinlikle nispet edilmeyene söylenmektedir.
Şüphesiz onlar zannederler ki, ahşap iyi olduğunda divan da iyi olur.
Çünkü alışabm iyiliği, divanının iyililiğinin sebebidir. Taş, tuğla, kerpiç
ve harç iyi olduğunda bunlardan kurulan duvar da iyi olur, zira
onların iyiliği duvarın iyiliğinin sebebidir. İşte onlar, insanın babaları,
anaları, ecdadını, kabilesi, ümmeti ve hemşerilerini bu örnekteki gibi düşünürler. Çünkü insanların çoğu kendilerini, kendilerinden veya
kendilerinde olanların maddeleri olarak tahayyül ederler. Şeyin maddeleri
ise ya onun mahiyetidir ya da mahiyetinin parçalarıdır. Öyleyse
onlar, burada cevherle şeyin mahiyetini veya mahiyetinin oluştuğu
şeyi kastederler. Bazen "bu elbisenin cevheri iyidir" derler ve bununla
onun kumaşı ve atkısının ketenden, pamuktan ve yünden olduğunu
kastederler. Bütün bunlar ise maddedir. Onlar burada cevherle yine
elbisenin maddelerini kastederler. Şeyin maddeleri ise ya onun mahiyetidir
ya da mahiyetinin parçalarıdır. Bir grup düşünür, şeyin mahiyetinin
yalnızca maddesiyle olduğunu düşünürken diğerleri onun mahiyetinin parçalarıyla olduğunu düşünürler.
Felsefede ise cevher, kesinlikle bir konuda bulunmayan duyulur
nesneye söylenir; tür, cins veya fasıl gibi duyulur nesnenin ne
olduğunu tarif eden her yükleme söylenir; duyulur nesnenin türlerin
den her bir türün mahiyetini, mahiyetini oluşturan şeyi veya
kaim kılan şeyi tarif eden şeye söylenir. Açıktır ki, bu duyulurun
türlerinden her birinin ne olduğunu tanıtan şey, bu duyulurun
ne olduğunu da tanıtır. Cevher bazen genel olarak bütün kategorilerin
türlerinden herhangi bir şeyin mahiyetini tanıtana,şeyin zatını
kaim kılana söylenir. Şeyin zatını kaim kılanlar ise bir kısmı
diğerine eklendiğinde şeyin zatının meydana geldiği şeylerdir.
Öyleyse mevcut, üç anlama söylenmektedir: Bütün kategorilere,
doğru denilen şeye, ister tasavvur edilsin isterse edilmesin nefsin
dışında bir mahiyete sahip olan şeye. Bölünerek bir toplama ve o toplarnın
özetine sahip olan şeye gelince, mevcut ve varlık bunda farklılaşır.
Bu takdirde mevcut, toplamdır -ki bu, mahiyetİn zatıdır-, varlık
ise o şeyin özetlenmiş mahiyetidir veya toplarnın parçalarından her
biridir, ya cinsi ya da faslıdır. Faslı ona özgü olduğundan ona özgü
varlığı olmaya daha layıktır. Doğru olanın varlığı, makullerin nefsin
dışınciakine olan bir göreliliğidir. Yüce cinslerden her biriyle nitelenen
şeyin varlığı, onun cinsidir.
Açıktır ki, duyulura söylenen kategorilerden her biri,
akledilmeden önce nefsin dışında bir mahiyete sahiptir -bu mahiyet
ister bölünsün isterse de bölünmesin fark etmez-. Bununla birlikte
onlar düşünüldükten sonra doğrudurlar, çünkü düşünüldüideri ve
tasavvur edildiklerinde nefsin dışındaki şeylerin makulleri olurlar. Dolayısıyla
onlarda diğer iki yönden mevcut olmaları birleşir. Böylece
mevcudun anlamları, iki anlama yükselir: Doğruluk ve nefsin dışında
bir mahiyete sahip olmak.
Öyleyse mevcut, üç anlama söylenmektedir: Bütün kategorilere,
doğru denilen şeye, ister tasavvur edilsin isterse edilmesin nefsin
dışında bir mahiyete sahip olan şeye. Bölünerek bir toplama ve o toplamın
özetine sahip olan şeye gelince, mevcut ve varlık bunda farklılaşır.
Bu takdirde mevcut, toplamdır -ki bu, mahiyetİn zatıdır-, varlık
ise o şeyin özetlenmiş mahiyetidir veya toplamın parçalarından her
biridir, ya cinsi ya da faslıdır. Faslı ona özgü olduğundan ona özgü
varlığı olmaya daha layıktır. Doğru olanın varlığı, makullerin nefsin
dışındakine olan bir göreliliğidir.
Halk arasında cevher; madenden ve taştan şeylere söylenir.
Bunlar yakut, inci vb. onların değerli kabul ettiği, elde etmekte yarış
tığı ve aşırı ücret takdir ettiği şeylerdir. Çünkü bu taşlar, gerek doğaları
gereği gerekse mevcutların mertebesi açısından ne varlıkta üstünlüğe
ne de doğa bakımından ululuk ve himayeye ehliyet kazanılacak
bir yetkinliğe sahiptir. Yine insan, bunları elde etmek suretiyle diğer
insanlar nezdinde güzellik, şeref, ululuk ve itibar kazanır; cismani ve
nefsani güzellik değil; yalnızca kabul ve itibar. Bu taşların renkleri
vardır ve insanlar yalnızca bu renklerden hoşlanırlar; yalnızca onların
görünüşlerini beğenirler. Onlar, az bulunur. Bu nedenle insanlar nezdinde
değerli ve erdemiere sahip kişi hakkında "0, bir cevherdir" denir.
Yine ateşte eritildiği ve kaynatıldığında kendisinden altın, gümüş,
demir veya bakır elde edilen taşa cevher denir. Dolayısıyla o , bir yönden
maddelerdendir, bunlar ise heyulalarıdır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Harfler Kitabı
Yazar:
Baskı tarihi:
Kasım 2008
Sayfa sayısı:
319
ISBN:
9789756329559
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Kitabu'l Huruf
Çeviri:
Ömer Türker
Yayınevi:
Litera
Büyük Türk-İslam filozofu Fârâbî'nin Harfler Kitabı (Kitâbu'l-Hurûf) adındaki bu eseri, adını içindeki makalelerin harflerle isimlendirildiği Aristoteles'in Metafizik'inden almıştır. Filozofun eserleri ve düşünceleri göz önüne alındığında anlaşılması ve konumlandırılmasındaki zorluk ve problematik ile ön plana çıkan eser, metni neşretmiş olan Muhsin Mehdî tarafından "Fârâbî metafiziği" olarak sunulmuştur. Ancak kitabın Aristoteles metafiziğindeki içerik ve sistematik yapıyı aynıyla devam ettirdiğini söylemek zordur.

Bu Harfler Kitabı'nda filozof, başta mantık ve metafiziğe dair konular olmak üzere kendine özgü yaklaşımıyla yer yer, dil-mantık ilişkisi, toplum ve felsefe ilişkisi gibi birçok konuyu ele almaktadır. Eser mantıksal/ontolojik kategorilerin incelenmesiyle başlamakta sonrasında bu kategorilerin çeşitli dillerde nasıl dillendirildiği anlatılarak bu kategorilerin tüm yerel dillerin ötesinde evrensel olduğu vurgulanmaktadır. Bunun yanında eserde, adı geçen bu kategoriler tek tek ve derinlemesine incelenmekte, "cevher", "araz", "şey" ve "varlık" gibi metafizik ve mantığa dair kavramlar anlatılmaktadır. Daha da önemlisi filozof eserde, Metafizikten Mantığa, Mantıktan toplumbilim ve siyasete kadar birçok görüşü kendine özgü yaklaşımıyla ele almaktadır.

Tanıtım Yazısı'ndan

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Zehraca
  • şarkta bir ihtiyar
  • selim koç
  • Nivîsgeh
  • Sinirbazzz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%50 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0