·421 syf.····Okunma: 20 Şubat 2021 12:39 Merhabalar Herkesin tavsiye ettiği, okuyupta beğenmeyenin olmadığı "Bir Ay Günlüğü" serisiyle karşınızdayım. Öncelikle kitapların ilginç bir konusu olduğunu belirtmem gerek. Şöyle ki serinin her kitabı ayrı bir masalı uyarlamış. Cinderella (Kül Kedisi), Kırmızı Başlıklı Kız, Rapunzel gibi masal kahramanları bu kitaplardada ana karakter ama isimleri biraz daha değişik sadece olaylar bağlamında kitaplar ve masallar benzerlik taşıyor.Şuan dediğimden bir şey anlamamış olabilirsiniz ancak kitabı okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksınız.
Serinin ilk kitabı Cinder'den kısaca bahsedecek olursak, ana kahramanımız Cinder bir sayborg yani yarı insan yarı robot. Cinder çocukken geçirdiği bir kazada tüm ailesini kaybediyor ve birisi tarafından evlatlık alınıyor. Ayrıca aldığı ağır hasarlar sonucunda da kurtarılamayan vücudunun bazı bölümleri değiştirilip mekanik olanları takılıyor. Gelecekte Pekin kentinde geçen kitaplarda dünya artık tamamen değişmiş durumda; Dünya bölgelere ayrılmış, tedavisi bulunamayan bulaşıcı hastalıklar kol gezmeye başlamış ve yıllardır Ay'ın yöneticisi Levena tarafından tehdit edilen Dünyalılar zor bir hayat yaşamaktadır.
Tüm bu zorlukların üstüne üvey annesi ve iki üvey kız kardeşiyle Cinder için hayat daha da zor haldedir. Mekanik ustası olan kızımız Cinder bir gün prensin ona gizlice bir sayborgu tamir etmeye getirmesiyle de olaylar başlıyor diyebiliriz. Ah Prens Kai o kadar kibar, ilgili ve iyi bir karakter ki Her sayfa da gözlerim Cinder ve Kai sahnesi aradı durdu.
Kısacası seriyi şimdiden çok sevdim. Ara kitaplarla birlikte 6 kitaptan oluşan bu seriyi okumaya sabırsızlanıyorum.
Kitaba puanım 9/10
Sevgiyle kalın..