·311 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Mart 2021 02:05 Kemal Tahir ekolünün klasik bir örneği olarak nitelendirebileceğimiz Sağırdere romanı, Cumhuriyet sonrası Türk toplumuna köy ve kent açısından iki ayrı kanal ile yaklaşır, dönemin yaşam tarzına dair büyük ipuçları verir. Kemal Tahir’in ilk romanı olma özelliğini taşıyan eser, kurgusu, dokunduğu noktalar ve romanın temel öğeleri olan zaman, mekan, karakter kavramlarının netliği, vuruculuğu ile Kemal Tahir eserleri içerisinde ayrı bir yere sahiptir. Sağırdere’yi temel olarak köy yaşamı ve kent ile tanışmak olmak üzere iki bölüme ayırmak mümkündür. İlk bölüm olan köy yaşamında Kemal Tahir karakterlerimizi tanıtır, mekan ve zaman kavramlarını ön plana çıkartır, Cumhuriyet sonrası Türk toplumunun köy yaşantısına dair önemli ipuçları verir ve romanın ana odağını yani Ayşe isimli bir köylü güzeline sevdalanan Mustafa’yı gurbete düşüren yolları örmeye başlar. Karakterleri itibariyle bakıldığında oldukça renkli ve geniş bir karakter yelpazesine sahip olan Sağırdere romanı, Cumhuriyet’in ilanından sonraki yedinci yılda, Çankırı’ya bağlı Yamören köyünün adetlerini, yaşama ve kente bakışını yansıtmasının yanında köyden kente giden ve yaşama tutunmaya çalışan insanların dramatik öyküsünü de içerisinde barındırır. Cumhuriyet’in ilk dönemine ışık tutması, yolları gurbete birlikte düşen fakat gurbette ayrılan hemşerilerin, dostların şehir hayatına bakışını yansıtması ile Sağırdere oldukça önemli bir eserdir. Kemal Tahir’in bu romanı yabancı yazarların etkisinden ırak yazılmış ilk gerçek Anadolu romanı olarak kabul görmüştür. Nitekim biraz da teşvik etmek maksadı ile Nazım Hikmet bir mektubunda bu konuda Kemal Tahir’e şunları yazmıştır. " Sağırdere sahici Türk romancılığında bir merhaledir. Bundan sonra daha ne kadar büyük eserler yazarsan yaz o, senin en taze, en ölmeyecek kitaplarından biri olarak kalacak.”