·424 syf.····Okunma: 10 Mart 2021 23:27 Uzun soluklu bir okumanın ardından Nermin Yıldırım ile tanışma kitabımı bitirdim. Kitaba başlarken bu kitabı çok seveceğimi hissediyorum diyerek başladım ve öyle de oldu. Kendimi Süreyya ile öyle bütünleştirdim ki. Akıp giden hayatını izliyor gibi değil de yaşıyor gibiydim. Süreyya’nın hayatı bana denizde boğulmamak için çaba gösteriyormuş ama bu çaba boşunaymış gibi hissettirdi. Yalnızlığı, insanları hayatına belli bir noktaya kadar alıp sonrasında tıkanışı, bakış açısı öyle tuhaftı ki. Kendine özgü bir karakterdi kesinlikle. Terk edilişinin aslında içinde kocaman bir yara oluşturması, hatta o terk edilişin hayatının bir noktasını öylesine çok etkilemesi bende insanın bir noktada ailesinden gördüğü şeyleri hayatında uygulayacağı düşüncesi uyandırdı. Kitapta yüzlerce cümleyi bir kavanoz alıp içine biriktirmek istedim, ta içimde hissettim o cümlelerin derinliğini. Kitabın sonu beni tatmin etmedi aslında, çok başka bir son bekliyordum ama içten içe de böyle olmalıydı sanki. Nermin Yıldırım okuyucuya adeta bir film izletiyor ve vurucu bir sonla da film bitiyor. Süreyya hayatımda hep anımsayacağım karakterlerden biri olarak kalacak.