·80 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Mart 2021 22:38 Öncelikle burada yapacağımı yorum yazarı ya da yazdıklarını Rasuh nuri ileri tarzından değerlendirmek değildir. Inceleme yaparken ne temel doğrular aranmalı ne de kendi düşünce yapısına delil çıkartma çabasına girilmeli. Son 2 yıl içerisinde 3 kez bu hacmi küçük incelemeyi okuyunca bazı hareket noktalarına değinmek istedim. Tabii ki ilk okuyuş kadar etkilemese de her okunduğunda cidden farkındalık kazandıran eserlerden biri. Eser Dijon akademisinin bilimlerin ve sanatların gelişmesi ahlakın düzelmesini yardım etmiş midir? sorusuna yazılmış akademik bir cevaptır. Yazar açıklama kısmında mı bu eserin yazdıkları içinde en zayıfı olduğunu belirtmesine rağmen genel felsefesinin özeti olarak sıkça ifade edilmektedir. Ama buna benim katılmam çok mümkün değil,kitap ne toplum Sözleşmesinin teorisyenliğini ne de insanlar arasındaki eşitsizliğin kaynağındaki ateşli savunusunu barındırmakta bilimsel bir kurul karşısından bilimin ve sanatların zararlı oluşu savunusu ve bu bilimsel kurulun bunu birinci seçmesi garip değildir.Batılı kurumların sıklıkla yaptığı günah çıkarma seanslarından biri gibi gelmekte bana. Her yıl Avrupa'daki film festivallerinde ırkçılık göçmenlik gibi konulara dağıtıp, oyunlarında sık sık normal dışı olarak tanımlanan bireyler yansıtarak ayrımcılığa mesaj verir görüntüsü bugün dahi netlikle gözümüzün önündedir. Batının derinleşmesinde ciddi rol oynadığın meselelerde bir farkındalık kazandırma çabasının yeni olmadığını görmekteyiz.Konuyu dağıtmadan devam edersek yazarın başka kitabını okumamış birisi tam idrak edemese de bilim ve sanatın tamamen gereksiz olduğu gibi bir izlenim verilmektedir. Ancak yazarın diğer kitaplarına bakıldığında temel doğa durumundan uzlaşı ile toplum durumuna geçen insanda uzlaşı durumunu devam ettirmek için çeşitli metotlardan birisi de bilimsel faaliyetlerdir.Ama bu yazıda sanki bilimi insanı bozmak üzere var olmuş bir kurum olarak tasvir edilmiştir. Aslında yazarın temelde bu fikir yapısına sahip olduğunu düşünmüyorum çünkü yazarın sadece ödül kazanma arzusu içerisinde diğer katılımcılardan farklı şeyler söyleyerek sivrilme çabası içinde olduğunu düşünmek bana daha makul görünmekte. Sayfa 29 daki Akademi güzellemesi bunun için örnek gösterilebilir. Bundan ötürü olayı abartması başka yerlere çekmesi son derece makul görünmektir.Bunun dışında 23 sayfadaki kadın cazibesi hakkında söylediklerine katılmamak mümkün değil. Kısaca söylemek gerekirse Russell'a göre Hitler'e giden toplum sözleşmesinin sözcüsü olan Rousseau hakkında ilk olmasa da okunması gereken bir harika eserdir.