·296 syf.····Okunma: 15 Mart 2021 22:31 Dönem eserlerini okumak her zaman ilgi çekici olmuştur benim için. Kibar ve konuşurken kalbe dokunan insanlara İstanbul Beyefendisi derler ya hani kitabımızın baş karakteri Mansur Bey de tam bir İstanbul Beyefendisi. Fakat Eski İstanbul diyebiliriz biz ona. Çünkü İstanbul asla tahmin ettiği, hayallerindeki gibi değil. Mansur Bey asla haksızlığa gelemeyen ve kayırılmadan hayatını kendi çabaları ile idame ettirmeyi yeğleyen Harika bir insan. Yazar o kadar güzel bir şekilde ilerletmiş ki olay örgülerini okurken o döneme, o yalıya gidip olayları kenardan izliyormuş hissi yaşıyorsunuz.
Biraz da yazardan ve eserden bahsetmek istiyorum. Önsözü o kadar açıklayıcıydı ki birkaç satır yazmak istedim:
Benlik şuuru son derecede kuvvetli, erişmek, daima ön safta görünmek,lider olmak ihtirası bazen ölçüsüz hadlere varan Murat bey, Ömrü boyunca sadece davranış ve fikirlerinin değil, en olmayacak hayallerinin bile doğruluğunudan şüphe etmemiştir.
Eğitim problemi Murat Bey’in hemen bütün fikirlerini üzerine kurduğu temel meseledir. Ona göre Türkiye’nin her meselesi bu noktada düğümlenmiştir. Zaafı eğitim tarzındadır.
Eserin biri yazarın şahsiyetini öteki cemiyet ve devre bağlı iki cephesi vardır. Bu roman Murat Bey’in öteki kitapları arasında kendi ideolojisini hayat ve edebiyat görüşünü şahsiyetini en iyi aksettiren bir çeşit otobiyografik eserdir. Romanın ikinci cephesine gelince bu roman ikinci meşrutiyet romanına kadar benzeri olmayan bir sosyal tenkit romanıdır.