Puan vermedi·240 syf.··
2021 31. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2021 14:20
Orhan Pamuğu ve özellikle bu kitabı sevmediğime karar verdim (ek bölümüne bakınız). Kitabı 1996'da okumuştum bu ikinci okuyuşum. İlkinde de beğenmemiştim. Tekrar okuyuşumun nedeni Canan'ın hatrınadır :) Canan'ın kahramanımızın başını iki eliyle tutarak öptüğü yer var ya işte orda ona ben de aşık olmuştum. Dahası okurken karekterler gözünüzde canlanır ister istemez. Benim kafamda da şekillenmiş Bir Canan vardı. İlginç olan yıllar sonra Canan'ı Deniz otobüsünde görmüştüm. Yeminle söylüyorum. Kitapta bir kitaptan sözedilir. Okuyana ışık saçan bir kitap ve böylece bir gizem yaratılır. Bu Pamuğun sık sık başvurduğu bir yöntemdir. Bir kitabında çok önemli bir silah keşfedilir, bir diğerinde çok müthiş bir tablo vardır bu sefer de bir kitap. Bizlere hiç biri tasvir edilmez anlatılmaz. İşte öyle müthişdirler bununla yetinmek zorundayızdır. Bu yöntem biraz zorlama bir benzetmeyle bana fetöcü mahkemelerin gizli tanığını hatırlatır. Çok önemli şeyler söyleyen bir tanık vardır, kim? yok orası gizli. Neyse bu kitabı okuyan insanlar (en azından bir kısmı) kitapta söz edilen bir yer, bir ülke ya da bir yaşam (her ne ise bu bile tam söylenmez) peşine düşerler. Ama nerde olduğunu bilmedikleri için şuursuzca otobüslere binip sürekli gezmektedirler. Belli ki rastgele oraya ulaşacaklarını düşünecek kadar delirmişlerdir. Pöh. Oysa kitapta "talih kör değil cahildir" gibi pek güzel bir şey söylemişken Pamuk kitap kahramanlarının olasılığın ne olduğunu bilmeyen cahiller olarak görülmesine aldırış etmez. Ya da kendisi de bilmemektedir. Devamını merak eden okusun. Pamuğun Türkçesi de pek bir tuhaftır. Kitabın yazarını bildirmeden bana okutsalar pek kötü bir çeviri derdim. Okuken bazı notlar almıştım aktarayım: (Sayfa 7) "Bu ışıkla kendimi yeniden yapacağımı düşündüm" Kendimi yeniden yapmak? Bize birşey anlatmıyor değil mi. Oysa yazar İngilizce düşünüp Türkçe yazıyor "make myself again). Söz gelimi Türkçe şöyle yazılabilirdi: Kendimi baştan yaratacağımı düşündüm. (Sayfa 19) "Yüreğim iki ölçü şaşırdı" Yine İngilizce düşünüp Türkçe yazma durumu. Türkçede kalp atışı için ölçü kelimesi kullanılmaz ama "my heart missed 2 beats" olur değil mi :) (Sayfa 66) "Ölüm ve hatırlayış çığlıkları" bana hiç bir şey ifade etmiyor. Ölüm çığlığı hadi o tamam. Hatırlayış çığlığı ı ıh. Ölüm ve hatırlayış daha neler. (Sayfa 67) "balçıklaşmış bir çamura" balçığa denilmesi yeterli ve daha önemlisi doğru olanıdır. (sayfa 68) "hayatın yüzeylerine dokunduk" Yok artık Orhan Pamuk (sayfa 73) "bir sıvı şişesi çıkardı" bir şişe sıvı demek istiyor. ve şimdi en güzeli geliyor: (sayfa 83) "Kendi sınırsız sıfatlarının suretini görmek istediğinde, kendisini kendi aynasında görüp kendi sırrından yapmak istediğinde, Allah alemi yarattı." bunun ne demek istediğini hiç anlayamadım. Yazdıklarımı okuyan varsa (ve elinde kitap varsa elbette) hemen devamını da okuyuversin orada "kayalı sahiller" ve ayın vücut bulması da anlatılmış :) Kitabı okuyup da beğenen bir dolu insan var. Kimseye ayıp etmek istemem. Hem her zaman kendi yargımın yanılabileceğini de aklımda tutmak isterim. Benim ölçütlerim arasında öncelikle dil gelir. İyi bir dille yazılmış olsun şahsıma edilmiş bir küfür bile hoşuma gider diyeyim. Belkide benim yanılgım okuduğumdan daha derin manalar aramıyor olmamdadır. Ek: Daha sonra diğer kitaplarını da okuduğumda O. Pamuğ'un ne kadar kıymetli bir yazar olduğunu anladım, esasen Yeni Hayat kitabı da değerli bir kitap olabilirmiş, bu kadar dolambaçlı bir yol izlenmese ve böyle kötü bir dil kullanılmasa gerçekten sevilebilecek bir eser.
Yeni HayatOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 201910,4bin okunma
·
13 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.