Puan vermedi·352 syf.····Okunma: 18 Şubat 2021 23:16 Kurgusu en değişik diye adlandırdığım kitapların arasında yerini aldı 1984.
Kitabı okumadan önce 80'li yıllara dair bir şeyler gibi düşünsem de araştırdıktan sonra öğrendim ki kitabın isminin hikaye ile bir bağlantısı yokmuş. Kitap 1948 yılında yazılmış ve yazar sayının son iki rakamını değiştirerek bu ismi koymuş eserine. Hatta yazar 80'li yılları göremeden 1950 yılında dünyaya veda etmiş. İlk birkaç sayfada ne oluyor, burası neresi diye düşünsem de bir ütopya kitabı olduğunu anlamanız çok uzun sürmüyor. Ütopya ama ne ütopya.
İnsanların her şeyleri ile baskı ve yönetim altına alınmaya çalışılan ütopik bir hikaye. Düşünceleri, duyguları hatta vücudunuzdaki hormonların işleyişini bile kontrol altına almak. Düşününce korkunç geliyor insana hatta bir noktada bu kadarı da imkansız diye düşündürüyor.
Baskı ve şiddet yoluyla insanların düşüncelerinin, duygularının değiştirilmesi kulağa çok canice geliyor değil mi? Ama imkansız değilmiş. Bende kitabın başından sonuna kadar duygularını değiştiremezler diye ısrar etsem de değiştiriliyormuş. Hatta insan bir an da bambaşka biri bile olabiliyormuş.
Öyle bir ütopya ki burası geçmiş bile yok ediliyor. Kendi isteklerine göre değiştirilebiliyor. Doğru / yanlış bu kavramların hiç bir anlam ifade etmediği bir Ütopya. Kesinlik / sonsuzluk.. Kitabı okurken sizde bazı kelimelerin, kavramların anlamlarını sorularken bulabilirsiniz kendinizi.
Her ne kadar zaman zaman öyle olmadığını iddia da etsek düşünce özgürlüğüne sahip olmamızın, düşüncelerimiz olmasının, kendimiz olabilmenin, sevebilmenin, herkesin birbirinden eşsiz bireyler olmasının kıymetini hatırlatıyor insana 1984.