Tesadüf eseri karşılaşıp aldığım
İlk sayfaları okurken “okuyamıcam heralde” diye düşünüp 2 gün de bitirdiğim merak uyandıran sürekleyici kitap bana sorarsanız tabiri caizse “klasikleştirilmiş” aşk,sevgi,saygı duygularından farklı bir kitap
bir yanda evli olduğu kadın Mihri Hatun, bir yanda aşık olduğu kadın Mihrimah Sultan bir yanda ise Hürem Sultan
1. Bölüm
İstanbul’a dönerken ortaya çıkan köprü krizi ile başlıyor Mimar Sinan’ın Mihrimah Sultana olan aşk hikayesi
Acem Ali vefat eder ve artık Mimar Sinan’dır baş mimar 2.bölüm de burdan itibaren başlıyor
Sinan’ın aşkı günden güne büyür. Bir gün rüyasında cami projesi çizer ve ertesi gün Kanuni tarafından saraya çağrılarak, kızı Mihrimah Sultan için bir cami yapması istenir. Bu tesadüften ziyade tevafuktur. Aşkın tevafuku. Sinan, Üsküdar’a Mihrimah Sultan Cami’sini kondururken Hürrem Sultan siyasi entrikalar sonucunda Rüstem Paşa’yla Mihrimah Sultan’ın arasını yapar ve evlenirler. Mimar Sinan üzüntüsünden eşi Mihri Hatun’u görmez olmuştur. Sinan, İşlerine iyice yoğunlaşmış ve aşkından Edirnekapı’da bir cami daha inşa etmeye başlamıştır. Bu cami Mihrimah Sultan’a duyduğu aşkın en büyük ispatıdır. Çünkü bu camide güneş batarken Üsküdar’daki Mihimah Sultan Cami’nin minarelerinde ay doğmaya başlar. Sinan, hem Mihrimah adına yakışır bir cami inşa etmiştir hem de kendi adına...
Eleştiri yapmadan önce okuyun. Okumak isteyip okuyun. İyi okumalar