Kitapta 100 önemli soru ve cevap veriliyor. Doğumda en önemli iki şeyin mahremiyet ve güven olması gerektiğini söylüyor Dr. Hakan Çoker. Doğal doğumun suni sancı, epizyo kesileri, anestezi olmadan büyük oranda yapılabileceğinden en az müdahale ile annenin bebeğini güvenle ve rahatça kendini serbest bırakarak içine dönerek bedenine ve bebeğine güvenerek başarabileceğinden bahsediliyor. Özel hastanelerde sezaryen oranlarının yüksekliğinden bahsedilmiş ve devlet hastanelerinde ebelerin normal doğum yaptırdığını ve bu yüzden tercih edildiğini ancak kalabalık olmasından dolayı mahremiyet ve güven sorunu olduğunu anlatıyor. Doktorların kendisine dava açılması korkusuyla rahat doğum yaptıramadıkları, risk almamak için sezaryen yapmak istediklerinden bahsedilmiş. Bebek doğduktan hemen sonra aniden kordonun kesilmesi bebeğin anneye verilmeden direkt işleme alınmasının çok yanlış olduğunu anne ve bebekte travmaların yaşanıp bağlanmanın sekteye uğrayabileceğinden bahsedilmiş. Annelerin doğumla ilgili bilgi sahibi olmadığı kötü hikayelerle korkutulduğu anlatılmış. Doğum sonrası anne emzirecek, dinlenecek ve yemek yiyecek bu durumda misafir ağırlaması çok zor bu yüzden ziyaretçilerin anneye yemek yapacak, evi toparlayacak, psikolojik olarak anneye destek olacak birkaç kişiden oluşmasından bahsedilmiş. Gebenin evde kendini rahat hissedemeyeceği kişilerin gebeyi ziyarete gelmemesi de bence bunun içerisinde olmalı. Anne misafirlere hoşgeldin beşgittin derken yorulacak dinlenemeyecek ve bebeğinin de emzirme düzeni bozulacak ve bebekte gaz sancısı, ağlamalar anneyi depresyona sokacak. Hastanelerde ev tipi odalarda doğumun en doğrusu olduğu savunulmuş. Genel olarak pozitif doğum hikayeleri okunmalı, hypnobirting yöntemi öğrenilmeli, kegel egzersizi ve karın solunumu bilinmeli diyor. Kitap tamamen doğal doğum ve doğum anı ile ilgili sorulardan oluşuyor diyebiliriz.