Gönderi

" Bilinmelidir ki Paşa! Kuran-ı Kerim'i Arapça tilavet etmekten nasıl vaz geçmezsem, devletimin toprakları üzerinde Türkçe konuşulmasından da öyle vaz geçmem. Türk dilinden başkasını da kabul etmem. Böyle bir maddenin yer aldığı bir anayasayı bana getirmeyiniz." Abdülhamid'in Midhat Paşa'ya cevabı.
Tarih
·
6 Gösterim
1 Yorum
Yazar bu konuşmanın kaynaģını belirtmiş mi bilmiyorum ama bana biraz kurgu gibi geldi. Bizzat II.Abdülhamid sürgün edildiği zaman Selanik'te doktoru Atıf Bey'e şu itirafta bulunuyor, Arapça'yı resmi dil yapacaktım sadrazam Said Paşa'nın (Küçük Said Paşa) itirazı sonucu vazgeçtim.
Günay
Gönderi Sahibi
Abdülhamit’in Arapçanın da resmi dil olmasını teklif ettiğini ve bunu bilhassa milliyetçilik cereyanına kapılan Arapları devlete ısındırmak için yaptığını bizzat ifade ettiği dile getirilmiştir. Abdülhamit Arapçayı savunmakta samimiydi denilemez. Onun bu politikasının Türklüğün ikinci plana düşürüldüğünü iddia eden muhalifleri tarafından şiddetle eleştirildiği muhakkaktır. Gelgelelim kısa süre içinde Abdülhamit muhaliflerinin, Arapça konuşan nüfusun çoğunlukta olduğu yerlerde, devlet dairelerinde bile Arapçayı resmi lisan kabul etmek zorunda kalmaları ilginçtir. Abdülhamit İslam Birliği politikası eseri Araplara karşı böyle bir koz kullanmıştı. Ancak onun dil politikası Arapça değil Türkçe etrafında şekillenmişti. Ülkenin her yerinde, anayasada resmi dilin Türkçe olmasını savunmuştu. Hatta Sevinç’e bakılırsa Abdülhamit, “Türkçeye en çok değer veren Osmanlı padişahı olarak tarihe geçmiştir.”
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.