‘Bir hayat öyküsü okumamış da sanki bir hayat yaşamış olduklarını söyleyen okurları’ na bir tane daha eklendi bugün.
Fugui’nin , köylerde dolaşıp şarkılar yazan bir gezginle karşılaşmasıyla ve ona kendisinin ve ailesinin hikayesini anlatmasıyla başlıyor kitap. Başına gelen onca şeye rağmen yaşamanın değerini hatırlatıyor bize de. Her şeye rağmen yaşanacak sebepler bulmayı...
İnanılmaz etkileyici bir kitaptı konusu, anlatım tarzı ve kurgusuyla. Ağlatırken güldürdü kimi zaman. Biraz da bu yüzden belki yaşamın kendisi gibi oluşu. Dilinin sadeliğine rağmen kahramanların duygularını çok iyi aktarıyor ve kişilerin kendilerini de bir hareketle bile o kadar iyi anlatıyor ki sanki onları tanıyormuşum gibi hepsine ayrı ayrı sempati duydum. Mutluluklarında ben de sevindim, duygulandım. Ve o kadar sürükleyici bir kitap ki elimden bırakamadım. Okurken sayfalar azalıyor diye üzüldüm. Şuanda en sevdiğim kitaplardan biri oldu. Uzun süre aklımdan çıkması zor gibi.
Not: Sayesinde bu kitapla karşılaştığım Şeyma Ünal’a şükranlarımla :) —> youtu.be/BwUQryyQrMI