·256 syf.····Okunma: 26 Mart 2021 10:33 Bu nasıl bir yoğunluk, nasıl bir depresiflik? Üç kitaba bedel olan; Dalgalar.
Virginia Woolf'un Kendine Ait Bir Oda kitabını bir dönem listeme eklemiştim ancak Zweig kitaplarına takmamdan olsa gerek hep yerine başka eserler koymuştum. Eylül gibi Amazon'da kitap alışverişi yaparken, algoritması sağ olsun sepetime eklediğim bir kitaptan sonra Dalgalar'ı önerdi. Kapak tasarımı gerçekten çok güzel olduğu için sepete ekledim.
Ben,Virginia Woolf'a uzun bir süre tövbe ettim ama okumak istiyorsanız Dalgalar'dan başlamayın.
Bu kitabı ilk okuma girişimim kasımda gerçekleşti. İlk on sayfasını tekrar tekrar okudum. Karakterleri ayrı ayrı hayal etmek istediğimden hepsinin diyaloguna ayrı ayrı önem gösterdim ancak yazar hiçbir betimleme yapmadığından karakterlerin sadece zihnini görebiliyoruz. Denedim ve başarılı olmadı. Geçenlerde de anneme rastgele bir kitap seçtirip okumak istedim ve bu kitabı seçti.
Konuda aslında çok anlatacak bir şey yok. Durum öykücülüğü kullanılmış. Altı arkadaşın küçüklükten büyüklüğüne kadar hayatını okuyor ve ölüm olgusuyla yüzleşmelerini, depresif hallerini okuyoruz.
Yazarın öyle bir dalga tasviri var ki... O kısımları açıp açıp okurum. Alıntılık çok güzel sözler var, ben alıntının fotoğrafını çekip not alana kadar çok bölündüğüm için dört alıntı paylaştım. Hayatın Kıyısında'da mükemmel alıntılar vardı.
Okuması çok yoran bir eser. Belki olgunluk çağımda bir daha okurum.
Yazarın acıklı hayatı ve ölüm hikayesi bu kitaba bolca yansımış.
Okuyup okumamak tamamen size bağlı ama şöyle diyebilirim; Sefiller iki cilt olmasına ve yoğun bir klasik olmasına rağmen bu kitabın yanında popüler kültür eseri gibi hissettirdi.
Bana Kerstin Gier, Marie Lu fırlatın, kitabın etkisinden sıyrılmam için.
--------spoiler--------
Percival'ın zihnini hiç görmedik ama en önemli karakter. . Öleceğini bilerek okuduğum için şok yaratmadı. Percival öldüğünde çocuğu olan Bernard'ın ölüm- doğum döngüsünü hissetmesi bambaşkaydı.
Sonu can alıcı.