·118 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Mart 2021 09:36 İnsanlığın kaçınılmaz sonu ÖLÜM!
İnsanlık tarihinin en kara ve en çirkin buluşlarından biri olan giyotin ile idam..
Giyotin ile gerçekleşen idamlar adaletin tecelli etmesinden daha çok toplum ve kitlelerin şehir meydanındaki eğlencesi haline gelmiş. Sanki yaşam insanlar tarafından dağıtılıyormuşcasına ölümler de büyük sevinçle insanlar tarafından dağıtılmış.
Edebiyat tarihinde bazı yazarlar bu duruma sessiz kalmamıştır. Victor Hugo insanlığın idam hakkında en yakıcı, en etkileyici ağıtlarından birini Bir İdam Mahkumunun Son Günü'nü yazdı.
Victor Hugo o yüzyıldan bu yüzyıla nasıl seslendi ?
" Ne geçecek ki diyor mahkum benim başımı alınca insanların ellerine ?"
Tam olarak nasıl bir suç işlediğini, kim olduğunu, ne yaptığını bilmediğimiz bir mahkumun hakkında idam kararı verildiği, yargılanışından idamına kadar geçen süreyi anlatıyor roman. Bu süre kısa, mahkumun ölüm karşısında kalan yaşam süresi de kısa. Bu yüzden mahkumun söylediği sözlerin bir çoğu yaşama karşı yapılan bir övgü. Bazen umut dolu olan bu sözcükler bize insanoğlunun ölüm acizliğini anlatıyor. Mahkumun anlatımlarının her bir anında sanki ölüm var. Çünkü mahkumun kaldığı hapisanedeki duvarlar, gardiyanlar ve kalan diğer her şeyin konuştuğu ortak bir dil var. Ölüm!
Ölüm kavramını empati kurmak için bir araç, üzüntü için kaynak, umut için bir yeşerme olduğunu düşünürüz. Çünkü en çaresiz anımızda bile umut beslemeye devam ederiz.
Mahkumun anlatısında ailesinden bahsetmesi, ölümünden sonra ailesinin mağdur, sefil ve yoksun kalacağını söylemesi, bir şansı daha olsa bambaşka şekilde değerlendirip başka umutlarla yaşayacağını söylemesi, geçmişe döndüğünde en ufak güzel bir anın kıymetini bilmesi okuyunca üzüntü kaynağıdır. Ancak kapının arkasında duran gerçek bir kaç gün sonra idam meydanında kendisini coşku ve hevesle bekleyen gerçek ve giyotindir.
Bir İdam Mahkumunun Son Günü edebiyatın insanlık tarihindeki sorunlara sessiz kalmadığının, kalamayacağının bir göstergesi olmuştur. Edebiyat olaylara ve olgulara karşı hiç bakmadığımız açılardan bakmak için çok önemli bir işleve sahiptir.
" Suç bir hastalıktır. Suçlu bir hastadır. Yapılması gereken şey suçluyu değil suçu oluşturan zemini ortadan kaldırmaktır."