·272 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Mart 2021 18:54 Dorian Gray’in portresini okumadan önce hiç böylesine orijinal ve farklı bir kitapla karşılaşacağımı bilmiyordum. Tavsiyelerine güvendiğim bir arkadaşımın da okuyup çokça beğendiği ve okuyanlar tarafından çoğunlukla sevilen bir kitaptı. Ve ben de gerçekten iyi ki okumuşum diyorum. Daha önce okuduğum kitaplara çok benzemiyor Dorian Gray’in Portresi. Oscar Wilde’ın tek romanı imiş. Tek romanda bütün ustalığını göstermiş ve başka bir roman yazmaya gerek duymamış gibi geldi bana. Din, aşk, cinsellik, kadınlar, sanat ve özellikle hayat ile ilgili bütün düşüncelerini incelikle aktardığı bir kitap olmuş.
Kitap başından sonuna kadar bir narsisistin yaşamını anlatıyor. Kitapta buna sahip olan kişi de Dorian Gray. Bir narsisistin kendini nasıl “sevmediğini” ve bunu ötekine nasıl yansıttığını, ötekileri bir uvzu gibi kullanıp işine yaramayınca hiç düşünmeden onlardan nasıl kurtulduğunu açıkça gözler önüne sürüyor bu karakterde.
Ve gelelim Lord Henry’e. Ahh sana karşı farklı uçlarda olan duygularım var Harry. Bir kere kadınlar ile ilgili olan sözlerinden nefret ettim. Ancak çoğu zaman başka konularda söylediğin şeyler beni okurken durdurup düşündürdü ve acaba gerçekten de böyle olabilir mi dedirtti. Çoğu şeye farklı açılardan bakabilmek bu olsa gerek. Seninle gerçek hayatta da tanışmak ve bu fikirler üzerine tartışmak isterdim.
Birde kitapta en sevdiğim şeylerden biri de sanatın farklı alanlarıyla ilgili çok fazla örneğin bulunmasıydı. Özellikle Shakespeare’ın oyunlarındaki birçok karakterin ismiyle karşılaşacaksınız. Birde Ömer Hayyam’ın ismiyle karşılaşınca da şaşırmadım değil.
Kısacası çok orijinal ve farklı bir kitap okuyacağınızın bilincinde olarak hayatınızın bir döneminde mutlaka okuyun derim :)