Puan vermedi·552 syf.····Okunma: 29 Mart 2021 00:53 Akıcı ama çok çirkin bir üslupla yazılmış bir kitap. Yazar resmen oturmuş, ben bu toplumu nasıl kutuplaştırabilirim, diye gece gündüz düşünmüş ve ortaya böyle bir şey çıkarmış.
-Spoiler-
Bilal, aşırı dindar ve tutucu bir genç. Huzur Sokağı'nda oturuyor. Elbette bir insan dindar olabilir ama kitapta bu durum çok garip anlatılmış. Bilal ders çalışmak ve ibadet etmek dışında hiçbir şey yapmıyor neredeyse. Sonuçta helal dairede kalmak koşuluyla eğlenmenin, hobilerinin olmasının bir sakıncası yok ki. Her neyse Huzur Sokağı, adından anlaşılacağı gibi oraya taşınanların huzur bulduğu bir yer. Bir gün bu sokağa bir apartman dikiliyor. Bu apartmanda sadece kimliğinde Müslüman ibaresi bulunan, Müslümanlıktan bihaber olan insanlar oturuyor. (Apartmanlarda hiç mi düzgün insan yaşamıyor yani?) Yazarın deyimiyle "hoppa" bir kız olan Feyza da burada oturmakta. Feyza ve Bilal ilk görüşte, daha tanışmadan birbirlerine aşık oluyorlar. (Gerçekçi olmayan, Yeşilçam filmlerindeki gibi bir aşk ama buna hadi olabilir diyelim.) Bilal yaşam tarzına uymadığı için onu unutmaya çalışsa da unutamıyor ve mazbut başka bir kadınla mantık evliliği yapıyor. (Birini severken başkasıyla evlenmek saçmalığı.) Feyza da kendi gibi bir tiple evleniyor bir gün tesadüfen dadısıyla konuşurken kaç yıllık hoppa kızımız pat diye hidayete eriveriyor (yani bir insan bir fikre ısınsa bile eski alışkanlıklarını değiştirmesi zaman alır değil mi?) Feyza başını falan örtüyor, kocası onu bu halde kabul etmiyor ve dövüyor, sonra tek celsede boşanıyorlar. Bu arada bir de Hilal diye bir kızları var. Burada dikkatimi çeken bir saçmalık daha var kocası mahkemede çocuğu da istemem diyor. Filmlerde bile her zaman görüyoruz ki ne kadar kötü babalar da olsa çocuklarından vazgeçmek istemezler, hatta bunun için diretirler ve eski eşlerini rahatsız ederler. Neyse sonra Feyza ve Hilal yeni, İslami bir düzen kuruyorlar o sokaktan taşınıp. Bu arada Bilal'in hanımı doğum yaparken ölüyor. Hilal'i annesi İslam'a uygun yetiştiriyor. Başörtüsünden dolayı okulda zorbalıklara maruz kalıyor Hilal. Aslında bu zorbaalıklar bana abartı gelmişti ama yazar gerçekten yaşandığıyla ilgili bir not düşmüş o yüzden bu çirkinlikleri yapanlara diyecek lafım yok. Bilal bir gün Feyza ile karşılaşıyor onu kapalı görünce hemen evlenmek istiyor ancak Feyza onu hala evli sandığı için konuşmaktan sakınıyor. Bu da saçmaydı insan en azından bir dönüp bakmaz mı? Hem adam evli olsa neden seslensin sana o kadar dindar biri karısını mı aldatır? O an 5 dk bile konuşsalar her şey düzelecekti. Bundan sonraki karşılaşmalar da benzer şekilde kılpayı kaçıyor. Daha doğrusu birbirlerini aramak için hiç çaba sarf etmiyorlar ne biçim bir aşksa. Kurun işte İslami yuvanızı bir engel kalmadı ki. Sonradan Feyza Bilal'in hanımının öldüğünü öğreniyor ama iş işten geçti diyip ve kadınlık gururundan dolayı (!) onu aramıyor. En sonunda Bilal'in oğlu ile Feyza'nın kızı tesadüfen karşılaşıp evleniyorlar Feyza ve Bilal de böylece karşılaşıyor ama Feyza vurulup ölüyor. Sonunda kavuşmamaları hoşuma gitmedi o kadar boşuna mı okuduk yani? Evlenip kurdukları yuvayı anlatsalardı ya yazar. Çok uzun bir inceleme oldu farkındayım ama son olarak diyeceğim şu ki yazar o dönemki dindar insanların yaşadığı zorlukları anlatmak isterken diğer tarafı inanılmaz aşağılamış. Yani böyle mantıklı bir konu çok daha ılımlı şekilde yazılabilirdi sanırım o insanlardan intikam alınmak istenmiş. Onun dışında olay örgüsü klişelere rağmen çok güzeldi.