Huzur Sokağı

·
Okunma
·
Beğeni
·
40712
Gösterim
Adı:
Huzur Sokağı
Baskı tarihi:
Ekim 2000
Sayfa sayısı:
552
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757544425
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Baskılar:
Huzur Sokağı
Huzur Sokağı
Huzur Sokağı
Huzur Sokağı
Huzur Sokağı
Huzur Sokağı, bugüne kadar milyonlarca okura ulaşmış, neredeyse her evin kütüphanesinde yerini almış, soluksuz okunan bir roman. Hatta bir klasik. Sahip olduğu haklı şöhretle, yüzlerce baskı sayısına ulaşan Huzur Sokağı, birkaç neslin kült kitabı haline geldi.

Gazetelerde tefrika edildi, beyaz perdeye uyarlandı, tiyatroda sahnelendi, televizyon dizisi yapıldı, herkesin gönlüne girip huzurun sembolü oldu.

Huzur Sokağı, hasretini çektiğimiz, huzurlu bir cemiyetin, küçük bir sokakta sembolize edilen sarsıcı, duygusal, ama hepsinden önemlisi gerçek hikâyesi.

Dönüp dönüp tekrar okuma isteği duyduğum yegane eser. O kadar güzel bir tat bırakıyor ki insanın damağında, zamanla tiryakisi oluyorsunuz. İçimden bir ses hala bir yerlerde Huzur Sokağı'nın var olduğunu fısıldıyor. Bu öykü bir hayal olamayacak kadar güzel.
(Tanıtım Bülteninden)
Bu kitapla ilgili yapılan incelemeleri hayretle okudum. Kitap çoğu kişinin tabir ettiği gibi "saf aşk" "gerçek aşk" durumundan çok farklı bir yerde. Yıllar önce Türkiye'de yaşayan özellikle kapalı kadınları ve dinini yaşamak isteyen insanların yaşadığı durumları (!) anlatmış yazar. Bunu anlatırken Huzur Sokağı diye bir yer kullanmış. Oradaki herkes dört dörtlük Müslüman ama onun dışındaki her yerde büyük ahlaksızlıklar var.
Kitap o kadar hayal dünyasında yazılmış ki gerçeklikten kopmuş. Sokağın karşısına yapılan apartmandaki kızların işi gücü yok huzur sokağında mükemmel Müslüman Bilal'i görüp "yakışıklı, eğitimli birisi nasıl böyle dindar olur?" diyerek onu elde etmeyi tartışıyorlar. Kitabın başlarında o apartmanda oturan, yazarın anlatımıyla "iğrenç, mini etekli mahluk" Feyza, sonlara doğru iyi bir Müslüman (!) olunca huzur sokağına dönüyor ve önceden gelse yüzüne bakmayacak insanlar onu mazbut kıyafetlerin içinde görünce yardım etmeye karar veriyorlar çünkü Feyza artık iyi bir Müslüman.
Ve geçmek istemediğim bir nokta da şu: kitapta Bilal ve arkadaşları dini peygamberlerden hızlı yayıyor. Yazar öyle bir anlatmış ki bugün dinsiz olan insan Bilal'in sinirli ve dini konuşmasıyla ertesi gün Müslüman oluyor her şeyden elini ayağını çekiyor.
Kadınların bir "mal" gibi anlatılması en sinirlendiğim noktalardan biri. Açık olan herkesi teşhir edilmiş mal olarak anlatıyor yazar ve o kişileri Hristiyan olarak görüyor. (Evet ona göre iyi bir Müslüman olmayan herkes Hristiyan çünkü onların içinde de dinsiz birisinin olamayacağını, bunun başka bir dinle alakası olmadığını bilmiyor.)
Son olarak kitapta sokağın kendi başına bir devlet olması gibi hep bir ayrım olduğunu belirtmek istiyorum. Açık kadınları sevmez, köylü kadınları sevmez çünkü onların başörtüsünü bağlama şekli yazarı rahatsız ediyor çağdaş olmadığı için (bu yüzden kendisi başörtü bağlama şekli çıkarmış), kadınlar ve çocukları hep özenen varlık olarak görürken erkekler gayet nefislerine hakim olan mükemmel yaratıklar ona göre. İnsan ayrımından tutun kendi belirledikleri Müslümanlık derecesine göre bile ayrım yapma peşindeler. Bir zamanlar haksızlığa uğramış insanları bu şekilde her şeyi ayırarak, kendiniz dışındaki herkese düşman olarak savunamazsınız.
Yukarıda daha çok beni sinirlendiren noktalardan bahsettim. Kitabın basit bir aşk romanı olmadığını anlamanızı istiyorum. İslam kendinden olmayana düşman, hoşgörüsüz, saygısız olacak kötü bir din değil.
Kısaca, dini anlatayım derken asla örnek olmayan bir topluluk yaratmış kendince.

Umarım bu kitabı ciddiye alıp kendisine yol göstermesini bekleyen kişiler yoktur. Dini bu kitaplarla, yazarın yaratmaya çalıştığı evrendeki gibi dindar olmayan herkese saldırgan bir tutum içinde anlayamazsınız.
552 syf.
·Beğendi·9/10
Huzur Sokağı dizi olarakta ekranlarda yerini alan fakat dizi ile roman arasında alaka dahi yok diyebileceğim bir eser . Aşkın en güzel en temiz hali sonunda kavuşmak olmasada romandaki gönüllere işleyen içten muhabbeti zevkle okuyacak ve o hayatın içinde olduğumuzu göreceğiz. Yapılacak yorumlar bile az geliyor okuyun derim....
552 syf.
·15 günde·Beğendi·10/10
Romanın başı ayrı, ortası ayrı, sonu ise apayrı bir heyecanla okunacak, bulunmaz hint kumaşı misali bir roman okudum..

O zamanların sıkıntılarını, insanların yaşadıkları durumları, bizlere roman içinde çok güzel aktarmış sayın Şule Hanım.

Defalarca yasaklanmış, piyasadan toplatılmış bir roman olarak, Cumhuriyet döneminde, Müslümanlara yapılan zulümleri bir bir anlatmış sayın yazar..

Bu romanı yazdığı için ve böyle güzel, böyle anlatılması çok zor, yaşanması gereken bir roman ile beni benden aldı Huzur Sokağı...

Huzur Sokağı, şuan da aranan/istenilen bir İslâm sokağı.. Herkesin hayalini kurduğu ve yaşamayı istediği bir sokak.. Kim bilir şuan da bir Huzur Sokağı var mıdır?

Ya Bilal ve Feyza’nın Aşk’ı...
Ya Hilal ve Nusret’in Aşk’ı...

Şimdiden okuyacaklar için söylüyorum: Kadere imanınız bir kat daha artacak ve Allah’ın ne kadar güzel bir kader yazdığını gözlerinizle göreceksiniz..

Velhasıl ; “Kadere iman eden, kederden emin olur.. Kaderi tenkit eden başını örse vurur.”
552 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Aslında kitabı bitirdikten sonra derin bir sessizliğe büründüm. ne diyeceğimi kitabın hangi güzelliğinden bahsedeceğimi bilmiyorum. bu kitabı okudugum süre zarfında hayatımda çok şey değişti ve değişmeyecek devam edeceğini düşünüyorum. bu kitap benim için bir dön noktası sanki. Üzerinde çok düşündüğüm ve içinden bir türlü çıkamadım fikirlerim birazda olsa yönünü bulmuş gibi hissediyorum lakin buna rağmen kafam çok karışık hala eksik bir şeyler var çünkü bu eksiklik benim düşüncelerimde degil yaşayış biçiminde. son bir ay içinde üst üste okuduğum kitaplar ve tanıdığım insanlar benm bir arayış içine girmeme sebebi oldu umarım bu arayış içinden alnımın akıyla çıkabilirim.
544 syf.
·7 günde
Vee işte bir kitabı daha bitirmiş bulunmaktayım. Veya bir filmi,zaten  romanlarda film gibi değil midir? Alıır götürür.. Beni de aldı götürdü ve hiç tahmin edemeyeceğiniz duygularla geri getirdi..

Farkettimde son zamanlarda okuduğum kitaplar hep islam üzerine. Bu kitapta da baştan sona İslamı anlatmış bulumakta ve bunu okura en derin hislerle verebilmekte.

 "Huzur Sokağı" dizi olduğu için konusunu,karakterlerini biliyor olabilirsiniz.O yüzden çok fazla derinlere inmeden şunları söyleyebilirim: Huzur sokağında yaşayan genç,ahlâklı,imanlı... Bilal ,küçük yaştan beri islami bi şuurla yetişmiştir. Sokakta keyifli,huzurlu günler geçirirken karşılarına dikilen bir apartmandan sonra hayatı değişmiştir. Kendisinden çok farklı olan Feyza'ya karşı hisler duymaya başlamıştır. Gerisi zaten meçhul.....Okuyunda görün :)

Kitap beni derinden etkiledi.. Her zamanki gibi kitabın son sayfasında gözyaşlarımı tutamadım.."(  Okumayan varsa okusun derim.^^
552 syf.
·2 günde·8/10
Bu nasıl sevmek? Bu nasıl kader?

Bilal ve Feyza... Kalpleri birbirine yazılmış kaderleri ayrı yollara düşmüş iki insan. Yıllar geçiyor... Onların birbirlerine olan sevgileri geçmiyor.

Bir kız yetiştiriyor Feyza. Kendi gençliğini düşünerek bir kız yetiştiriyor ki bu kız tam Bilal'in istediği bir gelin. Hilal... Kader bu ya, yıllar sonra Hilal ve Bilal'in oğlu Nusret'in yolları kesişiyor. Biri annesinin biri babasının sevgisini taşıyor sanki yüreklerinde. İki yürek tutuluyor birbirine, onların bu tutunması yıllardır birbirlerine susuz kalmış iki yüreği de kavuşturuyor. Bilal ve Feyza... Yıllar sonra kavuşuyorlar da bu kavuşma yine hüzün yine ayrılık getiriyor onlara. Öyle bir ayrılık ki kavuşmak diğer tarafa kalıyor artık.

148. Sayfa ve son sayfa... Kitapta unutmayacağım yerlerden, hıçkıra hıçkıra ağlayıp sayfayı çeviremedim bile. Bilal'in sesi var o sayfalarda... Bilal'in Feyza'nın ruhunu sarsan sesi. Ezan okuyan, o huzurlu sesi...

Kitabı üç bölüme ayırıyorum kendimce,
1-148. Sayfa'da Feyza'nın Bilal'in sesini duymasına kadar
2-Hilal'in Nusret'i gördüğü o ilk yağmurlu geceye kadar
3- Bâki olana varılan yola kadar.

Bir ve üçüncü bölümlere puanım 10/10 ancak ikinci bölümden dolayı puanımı kırıyorum kitaptan.

Kitabın puanını düşüren noktalardan birisi yazarın tekrara düşmesi bence. Yer, zaman, kişiler değişse de yaşanan olaylar, verilen tepkiler, söylenen sözler hep aynı. Bu da okurken sıkılmama sebep oldu.

Tek kavuşamamış iki kalp değil bu kitaptan çıkarılacak. Yazar birçok konuya değiniyor kitapta. Kitap boyunca kendimi sorguladım, kitabı sorguladım... Yer yer kendime kızdığım, utandığım oldu. Yer ye de kitapla ters düşen fikirlerim.

Ama her şeye rağmen okuduğuma memnunum. Geç kalınmış bir okuma...
Feyza ve Bilal, yaşadığım müddetçe aklımdan silinmeyecek bir çift olarak yerleştiler zihnime.
552 syf.
·Puan vermedi
Ortaokuldaydım okudugumda.bir insan bu kadar güzel tasvir edılırdı ancak.o ilk 50 sayfa dan sonrasını nasıl bir hızla okudum.ve her kadın gibi bende ağladım️
608 syf.
·7 günde·4/10
Huzur Sokağı ;Bilal'in dinine bağlı birisi olmasina karşın yaşam tarzına uzak olan Feyza'ya aşık olmasını anlatmaktadır.Evdeki hesabın çarşıya uymadığını da anlatmaktadır.Klasik bir türk filmi tadında aslında, birbirine aşık farklı dünya insanları... Birbirlerini yanlış anlamaları sonucu ve inat uğruna yaptıkları evlilikler, zamanla aşklarını içlerinde tutamamak ,bir şekilde özlem duymak gün gelip cocuklarininda birbirlerine aşık olması ve atılan iftiralar sonucunda ispat etmeye çalışılan masumiyetler ve de ispat ederken ölmek ama gözünün açık gitmemesi kızının sevdiği adamın oğluyla beraber olması huzuruyla giden talihsiz aşık....Okur kalın
552 syf.
·1/10
18 yaşından küçüklere kesinlikle okutulmamalı. Hatta entelektüel anlamda ayakları yere sağlam basmayan reşit bireylerin de okumasını tavsiye etmiyorum. Zira kitapta çok fazla propaganda unsuru ve psikolojik yönlendirme mevcut. Edebi yönüne gelirsek, o anlamda başarılı buldum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Huzur Sokağı
Baskı tarihi:
Ekim 2000
Sayfa sayısı:
552
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757544425
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Baskılar:
Huzur Sokağı
Huzur Sokağı
Huzur Sokağı
Huzur Sokağı
Huzur Sokağı
Huzur Sokağı, bugüne kadar milyonlarca okura ulaşmış, neredeyse her evin kütüphanesinde yerini almış, soluksuz okunan bir roman. Hatta bir klasik. Sahip olduğu haklı şöhretle, yüzlerce baskı sayısına ulaşan Huzur Sokağı, birkaç neslin kült kitabı haline geldi.

Gazetelerde tefrika edildi, beyaz perdeye uyarlandı, tiyatroda sahnelendi, televizyon dizisi yapıldı, herkesin gönlüne girip huzurun sembolü oldu.

Huzur Sokağı, hasretini çektiğimiz, huzurlu bir cemiyetin, küçük bir sokakta sembolize edilen sarsıcı, duygusal, ama hepsinden önemlisi gerçek hikâyesi.

Dönüp dönüp tekrar okuma isteği duyduğum yegane eser. O kadar güzel bir tat bırakıyor ki insanın damağında, zamanla tiryakisi oluyorsunuz. İçimden bir ses hala bir yerlerde Huzur Sokağı'nın var olduğunu fısıldıyor. Bu öykü bir hayal olamayacak kadar güzel.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 7.840 okur

  • Vedat AKILLI
  • Mıjdar kubad
  • Hatice Çelikalep
  • Tuba Kaya
  • Hülya
  • Kübra Kılınç
  • Rüveyda Kabacı
  • Elis
  • Dans Eden Bulut
  • Sahra

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.1
14-17 Yaş
%7.2
18-24 Yaş
%26.7
25-34 Yaş
%26.7
35-44 Yaş
%20.7
45-54 Yaş
%8.1
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%1.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%84
Erkek
%15.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35.5 (566)
9
%13.6 (217)
8
%14.6 (233)
7
%9.8 (156)
6
%5.5 (87)
5
%3.6 (58)
4
%1.9 (30)
3
%0.9 (14)
2
%1.4 (22)
1
%3 (48)

Kitabın sıralamaları