Merhaba siz güzel insanlar,
Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk, yüreği kederli?
Keşke ile başlıyor içimde ki hisler, o dönemde olsaydım da bu olanların yaşanmasını engelleyecek güçte kudrette olsaydım diyorum.
Sabahattin Ali, bu kitap yüzünden mi öldürüldü ?
Şimdi kitap da iki farklı ana tema bulunuyor bana göre, okuyanlar hak verecektir.
Yazarın ilk hikayeleri halkın yaşanmakta olan dramatik hadiseleri anlatırken, ikinci kısım ki önemli bölümde burasıdır… Yazarın öldürülme sebebi olarak da gösterilen kısımdır. Devletin düzenini yani devlet anlayışını, halkın sömürüldüğünü kitabın ‘Sırça Köşk ve Kuzu ile Kurt’ masalında anlatmaktadır.
Yazarın anlayışına göre devletin yapısı; birileri sürekli kaybetmesi diğerleri sürekli kazanmasını eleştirir. Devleti var etmek için onca mücadele verirken birde devletin başında olanların gözlerini doldurmaya hayatlarını heba ettiğini söylemektedir; Sırça Köşk adlı hikaye de… Devlet düzenine karşı olmaktan ziyade devlet olarak kendini tanımlayan insanlarla mücadele edilmesi gerektiğini hatta biraz da olsa kanlı geçebileceğini anlatıverir.
İlk hikayelerin ana teması Anadolu toprağında yetişen onca insanın ne zorluklar çektiğini neler gördüğünü anlatırken; hep acı hep dram hep bir ötekileştirme…Bu hikayeleri yazmak için nakliyecilik yaptığını ve bu vesile ile Anadoluyu gezdiğini söylemek isterim.Hikayelerin sonunda sürekli tarihler vermesi aslında yazarın tarihi bir bakış açısı kazandırıyor bizlere. Dönemin tarihine baktığımızda 2. Dünya savaşından sonra ekonomik olarak yoksunlaştırıldığımızı da görmekteyiz… Çok iyi bir doktor olmasına rağmen Yahudi olduğu için kimliğini açıklayamıyor. Dönemi bize yansıtan bir hadise.
Yani yazar halktan biri hep kartıl olup insanları gözleriyle bakışlarıyla anlatırken aynı zamanda o anlattığı insanlarla hayat yaşıyor...
İnsan dert edinmeli, dert edinmediğin müddetçe asla hayata karşı başarılı olamayız.