·328 syf.····Okunma: 27 Mart 2021 16:09 Yüreğimi ısıtan mucize gibi bir kitap bitirdim.
‘Yeşilin kızı anne’ kitabını okuyup beğenenlerin bu kitabı da seveceğini düşünüyorum. Benzer detayları olan iki muhteşem kitap.
Dahi kahramanımız Willov Chance ailenin tek çocuğu. Evlat edinilmiş bir çocuk ve ebeveynleri tarafından çok seviliyor.
Kişisel yorumuna göre kendisi tuhaf ve farklı bir çocuk. Yaşıtlarına göre normal tavırlar sergilemiyor. Yetişkinlerin beklentilerinin üstünde davranışlar sergilemesi ve ergen yaşıtlarının gösterdiği davranışlardan farklı davranması sebebiyle ‘Tuhaf’ olarak etiketlendiriliyor. Varoluşsal soruların cevabını bulmaya çalışan, eğitim sistemini sorgulayan bir kız. Mevcut eğitim sisteminin beklentilerini karşılamadığını büyük bir cesaretle ifade ettikten sonra eğitim danışmanına gönderilerek fazla soru sorulması engellenmeye çalışılan, sürüden kovulan yalnız bir kurt. Üstün zekâlı kızımız anadili dışında kendi çabasıyla iki dil (Vietnamca ve ispanyolca) öğreniyor ve günlük hayatında pratik yaparak dil konusunda yeterli olmaya çalışıyor.
Uğurlu bir rakamı var. 7.
Ve takıntılı olduğu iki konu var.
Tıbbi sorunlar ve bitkiler.
Yaşıtları hayal aleminde yaşayan bir ergenken bizim kızımız ideal bir dünyada yaşama hayalleri kurup günün 24 saatini araştırma yaparak geçirmek istiyor.
Tıbbi sorunlara, özellikle de cilt hastalıklarına büyük ilgi duyuyor.
Küçüklüğünden belli gözlemler yaparak hastalık teşhisleri koymaya çalışıyor.
Bitkileri çok seven ve evinin arka bahçesini bir ormana çeviren küçük bir kız.
12 metre boyunda bir bambu ağacı, çeşitli bitkiler ve tropikal meyveler yetiştirdiği bahçesi onun sığınağı ve tek arkadaşı.
‘Beklediğimiz şey nadiren gerçekleşir;
gerçekleşen beklemediklerimizdir.’
Çok geçmeden anne ve babasını bir trafik kazasında trajik bir şekilde kaybediyor.
Bu travma onu çok sarsıyor çok belli etmese de. Willov karakteri o kadar içten ki. Ebeveynlerini kaybettikten sonra Willov’u kitaba sarılarak teselli etme ihtiyacı hissedebilirsiniz.
Zira yaşından büyük o kadar acı dolu sözler sarfediyor ki. Küçük bir kız çocuğu ama kalbi dağlanıyor bu acı karşısında, suskunlaşıyor ve şu düşündürücü ifadesiyle beni çok üzüyor:
“Eğer yayıncı olsaydım, anne ya da babasının ölümüyle başa çıkmaya çalışan çocuklar için bir dizi kitap basmaya girişirdim acilen. Serinin bir bölümünü bütünüyle ana babasını aynı anda kaybeden çocuklara ayırırdım.”
Willov bu acılarına rağmen yangından çok zor olsa da sağ çıkıyor ve hayatına giren renkli, eşsiz insanların mucizesi oluyor ve mucizeler de kendisine şifa oluyor.
Hayat da böyle değil mi.
‘Bir şey bir başka şeye neden olur. Genellikle de hiç ummadığımız bir biçimde.’
Yazgının sahibinin buyurduğu gibi:
“Her hayırda bir şer, her şerde bir hayır vardır. “bakara/216
Keyifli okumalar.:)