Puan vermedi·104 syf.····Okunma: 28 Mart 2021 18:00 Derin bir nefes alarak başlıyorum Düşüş hakkında bir şeyler karalamaya. Şuanki duyguyu kitabı okurken de bir sürü kere yaşadım.Çoğu cümleyi bitirdikten sonra üzerine bir kez daha okudum.Ve her seferinde kendimi çok eksik hissettim çünkü anlasam da anlamasam da her şeyin alt metni var sanki bu kitapta.Beni zorladığı ölçüde keyif verdi bana Düşüş.Daha önceden Yabancı'sını okumuştum Camus'nun ve bana göre Düşüş felsefi açıdan daha derinlere inilmiş bir kitaptı.
Kitabın başında diyalog tarzında ve olay örgüsü olan bir roman okuyacağımı zannetmiştim ama çok yanılmışım.Tamamen Clamence'nin iç dünyasını hatta son kısımlardaki yorumuma göre ölmeden önce yapmak istediği tek gerçek şey olan 'itiraflarını' okuyoruz belki de.Clamence hayatta bir tek kendisini seven,kendisinde her türlü şeyi yapmaya yetecek gücü bulan ve her ne yapıyorsa yapsın bunda kendi yararını gözeten bir cezaevi yargıcı. Bunu böyle yazmam biraz kafa karıştırıcı olacak sonradan biliyorum.Çünkü genel anlamda bencil bir insanı tanıtmış gibi oldum ve bu kötü bir şeymiş gibi geliyor.Ama kitabın aslı da burada yatıyor,Düşüş insanlardaki ikiyüzlülüğü okurlarının yüzüne çarpıyor.Herkes bir anlamda bencildir çünkü bu hayatta ve anlatılmak istenen şeylerden biri de bu.
Aslında kitabı iki bölüme ayırmak mümkün.İlk kısımda Clamence dünya düzeninden,kendi hayatından ve genel anlamda kendinden memnun olarak yaşayan bir adamken bu durum şu olayla değişiyor:Bir gece köprüde yürürken arkasından bir denize düşme ve bununla beraber bir çığlık sesi geliyor.Bu durumda kendisi büyük bir çıkmaza ve çaresizliğe giriyor.İşte bu olaydan sonra Clamence'nin yaşamı gittikçe zorlaşıyor ve asıl sorgulaması bundan sonra başlıyor.Onu dostluk,aşk,ölüm,adalet vb. hayat hakkındaki her şeyde derin sorgularıyla görüyoruz.Benim en çok dikkatimi çeken yerlerden birini paylaşmak istiyorum:
"Hiç kimsenin masum olduğunu kesinlikle söyleyemeyiz,oysa herkesin suçlu olduğunu kesinlikle onaylayabiliriz.Her insan başkalarının suçuna tanıklık eder,inancım ve umudum bu benim."
Bir başka yerde de suç işlemiş bir insanın suç işlememiş birinden daha masum olduğu üzerine söylemleri var Camus'nun.
Kitabın en sevdiğim şeyi okurken çoğu yerde rahatsız olup,kendime ters çok fazla düşünce görmeme rağmen o anlatının sonunda ters düşüncenin de benim için anlam kazanmaya başlamasıydı.Büyük bir sorgu süreciydi benim için.
Çok uzun konuşmama rağmen çok fazla şey eksik kaldı.Burası böyle kalsın,ben biraz daha içime döneyim ve burdaki sözlerimi şu alıntıyla sonlandırayım:
"Ama yüreğimizi ferah tutalım!Artık çok geç,her zaman hep geç olacak.Çok şükür ki öyle."