189 syf.
·25 günde·Puan vermedi
“"Uzakdoğu" tanımlaması Batılıların, bulundukları kıtayı merkez alarak yarattıkları bir tanımlama. Bu coğrafyanın filmlerini, yönetmenlerini, renklerini tanıdıkça Uzakdoğu'nun bize Batılılara olduğu kadar "uzak" olmadığını görmek mümkün.” cümlesiyle başlıyor kitabımızın giriş kısmı ve ardından da ülkelere geçiş yapıyoruz.
Uzakdoğu sineması bu alana ilgisi olan benim gibi insanlar için ana hatlarıyla bilgi edinebileceğimiz bir temel kitap. İçerisinde Çin, Japonya, Güney Kore, Kuzey Kore, Hong Kong, Tayvan, Tayland, Laos, Vietnam ve Endonezya olmak üzere toplamda on ülkenin sinema tarihine, on yönetmenin yaşamına ve yirmi bir film incelemesine yer vermiş Rıza Oylum. Sinemaya fazlasıyla ilgili, Hollywood filmlerini çoktan tüketmiş biri olarak ve çoğu Hollywood filminin Uzakdoğu’dan uyarlandığını bilmeme rağmen benim Asya sinemasını keşfetmem uzun zaman aldı. Ancak bir kez izlemeye başladıktan sonra fazlasıyla özgün, kaliteli, klişelerden uzak haliyle sizi kendine bağlamayı başarıyor bu Asya’nın bir ucundaki ülkelerin yapımları.
Bir filmi sadece izleyip geçmektense, her kültürün kendine has yapısı içerisinde gelişen sinemanın hangi dönemlerden geçerek bugünümüze ulaştığını, o hikâyenin yazılmasına ve filmin oluşumuna sebep olan süreçleri, yönetmenin içinde bulunduğu şartları öğrenip anlayabilmek kanaatimce o filmin bize katmaya çalıştığı şeyi daha net görebilmeyi ve filmden daha fazla keyif alabilmemizi sağlıyor. Bize bunları genel olarak aktaran bu kitap sayesinde de bu konularda az çok fikir sahibi olabiliyoruz. Sonuç olarak yedinci sanat uzakları yakın eder, dünyanın aslında çok da büyük olmadığını, farklı yerde aynı duygularla yaşayan insanlar bütünü olduğumuzu bize gösterir. Yeter ki bizler izlemek ve anlamak isteyelim.