Puan vermedi·536 syf.··
2021 3. kitabı
·
95 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2021 00:33
2013 yılında Ankara’da yaşarken satın almıştım bu kitabı. 1. Baskısı var elimde. Kitabın 33. Baskısı yapılıyor şu an. Kitaba gelecek olursak daha önce de paylaşmıştım. Baş taraflarında kitabın içine çok giremedim o yüzden 2 kez başlayıp yarıda bıraktım. Ama en sonunda kararlı bir şekilde üçüncüye başlayarak 3-4 ayda da olsa bitirmeyi başardım. Ancak kitabın 100. sayfalarından sonra karakterlere ısınmaya başlıyorsunuz, onların ruh dünyalarına misafir oluyorsunuz ve kimi zaman kendinizi onların yerine koyuyorsunuz. Kitaplar bittiğinde hep düşünmüşümdür, acaba karakterler şu anda yaşamaya devam ediyorlar mı? Mesela şimdi ne yapıyor Setterhan, Zehra ile mutlu mu? Çocukları oldu mu, acaba şu an uyuyor mudur? Gibi soruları hep sormuşumdur. Her ne kadar karakterler yüz yıl önce yaşamış olsa da bu benim için fark etmiyor yine de onları alıp bu zamana getirmek istiyorum. *** Kah yazarın çağında gezintiye çıkarken kah yüzyıl önceye gidip savaşın, işgallerin, ihtilallerin acısını, ıstırabını, yıkımını müşahede ediyor; bir yerde durmak artık imkansız hale gelince doğup büyüdüğün topraklar da olsa terketmek zorunda olmanın ne denli insanın mahvına neden olduğunu acı bir şekilde karakterlerle birlikte deneyimlediğinizi hissediyorsunuz. Bir yerde durmak hayatımızı olumsuz etkiliyorsa, tüm seçenekleri kullandık da sonuç hep hüsransa orada durmak yarardan çok zarar getiriyor. Keza bir yürekte miadını doldurmuş bir insan artık orada çok oyalanmamalı heybesini toplayıp hadi eyvallah demeli. Ve bir daha arkasına bakmamalı, tekrar dönmenin çareleriyle uğraşıp ömrünü heba etmemeli. Döndüğünde o yeşil nar ağacını kurumuş bulabilir çünkü. Yazarın konuştuğu bölümleri biraz sıkıcı bulsam da diğer kısımlar için sanırım bunu görmezden gelebilirim. Ve kitabın unutulmazlarım arasına girdiğini gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma
·
143 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.