·102 syf.····Okunma: 30 Mart 2021 12:51 Bir objeyi tasavvur ettirmenin dolayısıyla dolaylı olarak göstermenin iki yöntemi bulunur. Bunlardan ilki malum objeyi diğer bütün objelerden tenzih etmektir (olumsuzlama da denir buna). - O şuna benzemez, o buna benzemez, o şurdaki şeye de hiç benzemez gibi-.
Diğer yöntem ise malum objeyi diğer objelere benzeterek tasavvur ettirmektir. (Olumlama, sembolik anlatım, alegori de denilebilir buna). -O aynı şunun gibidir, o bu şeye benzer, o şurdaki şeye çok benzer gibi.
Bu iki yöntemin haricinde üçüncü bir yöntem yoktur.
...
Bilgi de her obje gibi gerçektir. Öyle ki zihnimizdekiler ile dışımızdakiler arasındaki fark benliğimizden kaynaklanır. Oysa benlik; aşılması gereken bir tuzaktır, o aşıldığında dıştakiler ve içtekiler arasında hiç bir fark kalmaz.
Dolayısıyla bilinç var olduğundan beri bilinç sahipleri hakikatin bilgisini (ki buna metafizik bilgi de denilebilir) bu iki yöntemden biriyle anlatmaya çabalamışlardır.
Felsefede rasyonel filozoflar, ilk yöntemi tercih ederken Mistik filozoflar ikinci yöntemi tercih etmişlerdir.
Bu çabanın nihai bir sonucu olarak rasyonalistlerin sonucu çok daha ağır ve muğlak bir hal alırken mistiklerin çabası çok daha hafif ve somut bir sonuca ulaşmıştır. Hali sebepten halka hitap edenler de mistiklerin yöntemini kullanmak mecburiyetinde kalmışlardır.
Dinler de bu dil üzerinden haklarını -doğal olarak- almışlardır.
...
Bahsi geçen eserin son hikayesi “kara keşiş” tam olarak bu mistik usulün bir örneğidir.
Dolayısıyla onu idrak edebilmek için içerisindeki sembolleri evvela belirlemek sonrada çözümlemek gerekir. Bu, benzerleri üzerinden zihinde canlandırmak istenilen bilgi için zaruridir.
Öyleyse biz de sembol çözümlemeleri ile değerlendirmeye başlayalım.:
Hikayede bizim naçizane tespitimize göre yedi tane sembol bulunmaktadır. (Hristiyanlıktaki yediye işaret olabilir) Bunlar:
Bahçe Sahibi: Tanrı/ Baba
Bahçe: Cennet
Dâhi: Adem
Bahçe sahibinin kızı: İlmiyet bilgisi/Nübüvvet/ kurumsal din
Keşiş: Havva / kutsal ruh
Keşişin öğretisi: Yasak meyve; Velayet bilgisi=İrfaniyet
Normal insan: Âlim
Hikayede Adem ile Havva’nın cennetten kovulma hadisesi işlenmiş olup bu olayın gerçekte tamamen bir tuzak olduğu üzerinde durulmuş. Öyle ki hikayedeki bahçe sahibi (Tanrı) bütün muhabbetini bahçesi üzerine bina ederek ondan başkasını düşünmez olmuş. Bahçesi ve bahçe ürünleri hakkındaki fikirleri (makaleleri) bahçe sahibin kızı üzerinde vücut bulmuş. O kıza da bu yüzden ilmiyet yani kurumsal din diyoruz. Üstelik Bahçe sahibinin dışa karşı tavrı kavgacı olmasını da din için savaşa (siyasal dincilik-cihat) benzetebiliriz.
Bu hikaye ile adem havva kıssasına gönderme yapılarak, cennetin nasıl bir zenginlik (dünyalık) arzusu olduğuna da dikkat çekilmiş.
Dahinin keşiş ile olan muhabbeti ortaya çıkınca, hem baba tarafından hem de babanın kızı tarafından büyük tepkilerle karşılaşması; batini bilginin nasıl zahiri bilgi tarafından tenkit edildiğine bir işaret olsa gerektir. Nihayetinde kurumsal din, doğal olarak halk nazarında asıl olan bilgi budur. Diğeri her ne kadar teoride bulunsada onu elde eden mecnun olarak tanınır.
Bu duruma en güzel örnek hikayede geçen şu sözdür:
“Sevgili yakınları ve doktorları coşkularını ve fikirlerini tedavi etmeye kalkmadıkları için Buda, Muhammed ve Shakespeare ne şanslı insanlarmış!” (S:89)
Doğal olarak şu yorumu yapabiliyoruz:
Kara keşiş hikayesi baştan sona sembollerle dolu bir hikaye. Bizim o sembollerden çıkarttığımız sonuç ise şu:
“Hakikatin bilgisi normal insanlar tarafından hiç bir zaman anlaşılamayacak ve değer görmeyecek. Doğal olarak bu bilgiyi idrak edenler ise normal insan olarak karşılanamayacak”.
Eseri bütün kitap severler muhakkak öneriyoruz.