8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2021 00:00
·
Kırmızı Pazartesi |4/5| Herkesin bilmesine rağmen hiç kimsenin durdurmaya uğraşmadığı bazı olaylar vardır. Zihnimiz, istediği zaman önündeki gerçeği o kadar kuvvetli bir şekilde reddetme imkanına sahiptir ki bazen insanın kendisi olay geçtikten sonra kendisine söylediklerinin, kendini nasıl kandırdığının farkına varır. Kırmızı Pazartesi de insanın ve insanların bir gerçeği nasıl reddettiklerinin hikayesi denilebilir. Pazartesi günü gerçekleştirecekleri bir cinayeti herkesin duyacağından emin olarak halka anlatan iki kardeşin, insanlar tarafından nasıl görmezden gelindiğinin kitabı, Kırmızı Pazartesi. Santiago Nasar’ın öldürüleceğini yazar bize ilk satırlarla beraber aktarıyor. Günümüzdeki filmlerde gördüğümüz, olayın ortasından başlayıp kısa bir sekansın ardından başlangıca dönme, anlatımının benzerini bu kitapta da görüyoruz. Kitaba oldukça yakışan ve kitabı şu anki konumuna getiren olay, bu anlatım tarzı zaten. Eğer biz kimin cinayeti olacağını bilmeseydik ve her şey sakince ilerlerken bir anda cinayet gerçekleşseydi kitabın tarzı tümden değişirdi ve bu kadar iyi de olmazdı bence. Çokça satıldığı ve çokça okunduğu için üzerine diyebilecek çok bir şey bulamıyorum. Şahsen isimler hikayeye adapte olmamı zorlaştırsa da kısa sürede alışıyor daha kısa bir süre sonra da hikaye bitiyor zaten. Ancak kitabın kısa oluşundan şikayetçi değilim, dengesini çok iyi bulmuş ve tam kararında sona ermiş. Daha uzun olması kitabı amacından saptırabilirdi daha kısa olması da anlatmak istediklerini anlatmasına engel olurdu. Olay örgüsünü bağlayış biçimi bir yana hikayenin bize aktarılma şekli de benzerleri arasındaki başarılı örneklerden. Gerçekleşen olayı araştıran bir karakter, size başkalarının söylediklerini aktarıyor. Dolayısıyla bir hikaye değil olayı araştırmış bir gazetecinin raporunu okuyormuşsunuz hissiyatı uyandırıyor okur da. Yazarın gerçek bir olayı uyarladığını varsayarsak, böyle bir anlatımı benimsemiş olması oldukça isabetli olmuş. Muhtemelen diğer birçok insan gibi Marquez’den okuduğum ilk kitaptı Kırmızı Pazartesi. Son kitap olacağını da sanmıyorum çünkü Marquez’in benim aradığım anlatıma sahip yazarlardan biri olduğunu keşfettim. Dolayısıyla tüm kitaplarını okumadan bırakabileceğimi sanmıyorum. Bir yandan kitabın ülkemizce neden sevildiğini de okurken anlamış oldum. Aynı akdenizi paylaşmamızdan ötürü de olsa gerek aile, namus ve evlilik konusunda oldukça benzer adetlerimiz var İspanyollarla. Okuduğunuz sırada her şeyin rastlantı gibi geleceği, ‘bu kadar da olmaz’ diyeceğiniz bir eser Kırmızı Pazartesi ancak kendi yaşantımızdaki olaylarla kıyasladığımız vakit de pek abartı taşımadığını fark edeceğimiz bir eser. Bireyselleşme bir yana, kendi huzurumuzu bozabilecek şeylerin gerçekleşme olasığına gösterdiğimiz inkarların ne seviyede olabileceğini anlatıyor bize Kırmızı Pazartesi. O yüzden, yıllardır çok satan bir kitaba söylemem absürt kaçacak olsa da… kitap okuyan herkesin bir bakması gereken kitap bence. Kendisine yapılan tüm yorumları hak ettiğini düşünüyorum. Kimsenin kimselere duyarsız olmayacağı güzel günler dileğiyle. Kendinize iyi bakın.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,4bin okunma
·
13 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.