Son zamanlarda okuduğum/dinlediğim beni en derinden etkileyen, okurken bol bol düşündüren, hayal kurduran, sinirlendiren bir kitap oldu.
Yazar anlatmak istediğini nasıl martılarla, adayla, yazarla, engelli çocukla, tilkilerle, leyleklerle metaforik bir kurguyla anlatmış hayran kaldım. Harika bir konu, mükemmel bir anlatış. Bu kitabi dünya klasikleri arasına girmeyi hakedecek derecede güzel ve anlamlı. Biraz spoiler:
Ada’da 40 hane var ve 24 numaralı hanedeki avukatın ölümüyle bir hane boşalıyor ve evin tek mirasçısı oğlu evi satılığa çıkarır. Emekliye ayrılmış bir diktatör devlet başkanı evi satın alır ve adanın mutlu hayatı birden değişir. Ütopya distopyaya dönüşür.
Başkan adaya hükmetmeye başlar, martıları terörist ilan eder onlarla anlamsız bir savaşa girer ve adanın sonunu getirir , ekolojik denge bozulur. Başkanın saçma çözümleri sürekli yeni problemlere sebep olur ve sonunda insanların hayatı mahvolur...
Tavsiye edilir...