Edebiyat tarihine damga vurmuş, en çok okunan ve üzerinde konuşulan roman olma özelliği taşıyan ve usta yazar Dostoyevski'nin bu unutulmaz eserini orta okulda okumuştum. Yeniden okuma fırsatı buldum. Kitap hakkında birkaç not:
Kitabın başkahramanı Rodion Romanoviç Raskolnikov; zeki, cesur, hayalleri için faaliyetlerde bulunan yalnız ve tuhaf bir adamdır.İnsanların kendisi hakkındaki görüşlerini takmayan biridir. Neredeyse tüm zamanını hayallerini ve onları gerçekleştirme yolundaki hamlelerini düşünerek geçirir. Düşünmek eylemini bir iş olarak nitelendirir. Ancak fazla düşünmesindendir ki kafasındaki bazı çelişkiler onu yiyip bitirmektedir. Hayallerine ulaşma yolundaki planları da çelişkili düşünceler ile doludur. Her ne kadar hayalleri için suç işleyemeyeceğini düşünse de kafası karışıktır. Raskolnikov içindeki iyi ve kötü tarafı her zaman uç noktalarda yaşar.
Hepimizin yüreğinde bir katilden ziyade tuhaf şekilde kahraman olan Raskolnikov, roman boyunca bizlere işlediği suçun psikolojik yönüyle onun dayanılmaz ahlâki boyutunu anlatmaya çalışır. Diğer yandan geliştirdiği düşünce sisteminin doğruluğunu kanıtlamak istercesine bütün toplumu bir deneye tabi tutar: bunca yoksul ve yoksulluk içerisinde ölümü mutlak insan içerisinde ben bir bit miyim, insan mı? Bu soru, temelde yine Raskolnikov'un geliştirdiği düşünce sistemindeki "süper insan" veya "sıradan insan" ayrımında hangi tarafa ait olduğunun muhakemesidir. Tasarladığı cinayeti işleyerek bütün topluma yalnızca süper insanların idealleri uğruna toplumsal bütün kuralları işleme yetkisi olmadığını, sıradan insanların da kuralları çiğneme ruhsatının bulunduğunu ispat edecekti. Böylece kendisinin de sıradan olmadığını, tıpkı Napolyon gibi süper insan olup gerektiğinde kuraları çiğneme yoluyla toplumu değştirebildiğini kanıtlamaya çalışmıştır.
Hala okumayan varsa büyük eksiklik olduğunu söyler, tavsiye ederim...