Kitap suç işleyen Alex ve çetesinden bahsederek başlıyor. Olaylar ana karakterimiz Alex’in ağzından anlatılıyor. Kitap 3 bölümden oluşuyor ve ilk bölümde Alex ve arkadaşlarının yaptığı suçları anlatıyor. İlk bölümü okurken fazlaca argoya ve insanlığa sığmayacak eylemlere maruz kalıyorsunuz. Böylesi kanın şiddetin ve tecavüzün olduğu bunları yaparken zevk alan yaptıklarıyla mutluluk duyan Alex ve arkadaşlarının hikayesinden hem tiksiniyor hemde devamını merak ediyorsunuz. Kitap ikinci bölümden sonra ilk bölümdeki kadar şiddet içermiyor. İkinci bölümde Alex’in arkadaşlarının onu satması üzerine hapishaneye gidişi ve orda ıslah edilme programına katılması anlatılıyor. Burada Alex’e acımaya başlıyorsunuz. Islah etme programında Alex’e yapılan işkenceler ve zorla onu kötüden iyiye yöneltmeye çalışmalarını okurken insan rahatsız oluyor. Evet Alex’in yaptıkları şeyler insanlık dışı ve bence cezalandırılmalı ama sistemin dayattığı ıslah etme şeklini yanlış buluyorum. Bu kadar vahşetten haz duyan bir bireyin bu şekilde iyileştirilebileceğini düşünmüyorum. Zaten Alex’in duyguları düşünceleri kimse tarafından umursanmıyor herkes kendi çıkarları peşinde Alex’i sadece kullanıyorlar. Üçüncü bölümde ise Alex topluma kazandırıldığı düşünülerek ıslah edilme programından çıkarılıyor. Sonra ordada hükümet karşıtı insanlar tarafından kullanılıyor. Sürekli ailesi ve arkadaşları tarafından kazık yiyor. Sonunda Alex büyümeye başlıyor ve iyi olma yolunda ilerliyor ama bunu kendi istediği için seçiyor. Kitabın ana konularından biri güçlü olanın güçsüzü ezmesi bence çünkü güç kimin elindeyse o güçsüzü eziyor kullanıyor. Kitapta bu açıkça görülüyor hatta Alex ilk güçlü konumdayken sonra güçsüz konuma düşüp mağdur oluyor. Doğrusu yanlışı tartışılır bir kitap ama okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. İyi okumalar.. Otomatik Portakal