Gönderi

Puan vermedi·687 syf.··
2021 42. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2021 22:51
Suç ve Ceza! İnsanın kendini gerçekleştirme ve ifade ediş sürecinin ölümcül sıkıcılığı ve etik olanı bulmak çabasının getirdiği düaliteler kitabı. Raskolniklik: 17. yüzyıl ortalarında Rusya'da merkezi kilisenin güçlenmesine karşı çıkan ayrılıkçı bir din hareketi. İşte kahramanımız Raskolnikov'a bu ismi veriyor Dosto. Çünkü o da düşünce bakımından diğer insanlardan ayrılıyor. Aynı zamanda tanrıya inanmıyor. Doğru bir amaca ulaşmak için kötünün içinden geçiyor. Peki soralım, ulvî bir amaç uğruna bir kötülük yapılabilir mi, yapılan şeyin adı kötülük mü olur hatta? Raskolnikov bir yönüyle idealize edilmiş tipken, diğer yönüyle adeta insanlığa hizmet için vahşice insan öldürebilen biridir. İşte romanın asıl konusu bu ikilemin okuyucuya sunduğu psikolojik yansımalardır. Bu psikolojik hava okuyucuya doğrudan doğruya Raskolnikov'dan sirayet eder çünkü okuyucu gibi Raskolnikov da hem işlediği cinayetin bir suç olduğuna inanmak istemez hem de insanlığa hizmet ettiğini kendine tam olarak kanıtlayamaz. Peki bu cinayet birdenbire mi işlenmiştir? Tabi ki hayır. İçinde bulunduğu yoksulluk, okulu bırakmış olması ve elbette Napolyon'a ulaşma ideali bu cinayetin işlenmesindeki genel sebepler gibi görünür romanda. Bunun dışında Petersburg'daki genel hava cinayet işlemeye uygundur, yaşadığı oda bile bunun için yeterli görülebilir. Oysa asla yoksulluk değildir tefeci kadını öldürmesindeki amaç, çünkü cinayetten sonra çaldıklarını bir kayanın altına gömer ve tam olarak neyi çaldığını bile bilmez . Zaten Raskolnikov zengin biri olmuş olsa da bu cinayet işlenecektir. Onu bu kadar sıkıntılı duruma sokan şey toplum yararı için böylesine topluma aykırı bir yöntem seçmiş olmasıdır. Bundan nasıl kurtulacağını asla bilmez. İçinden çıkamadığı bu durum onu karşılaştırma yapmaya zorlar. Ailesi için hayat kadınlığı yapan Sonya'nın hayatı nasılda katlanılmaz ve çirkindir ama o buna ailesine bakabilmek için katlanır, kendini feda eder. Feda ediş bakımından hangisi daha yücedir? Sonya çirkin bir bataktadır, oysa kendisi toplumu bir bitten temizlemiştir. Bu konuda da asla bir yargıya varamaz, Sonya ile kendisini kıyaslar, özveride bulunan Sonya'dır, kendisinin bu cinayetin cezasını çekmesi gerektiğini düşünür ki böylece hizmet görevi layıkıyla yerine getirilsin. Tüm bu düşünceler roman boyunca hatta belki son sayfalara kadar Raskolnikov'un kafasını karıştırır ve hep çelişkiler içinde bırakır. Aynı çelişkiler kardeşi Dunya'nın annesi ve Raskolnikov için fedakarca bir evlilik yapmak istemesiyle yeniden meydana gelir. Yalnız kaldığı tüm zamanlarda bu çelişkiler ona bir çeşit hastalık nöbeti halinde saldırır. Onların bu fedakarlıkları yanında kendi öne sürdüğü gerekçeler hep hafif kalır ve suçunu bir türlü aklayamaz. Napolyon ideali dedik: " Eğer yaptığım gerçekten doğruysa? Bir Napolyon olmak istedim, bu nedenle onu öldürdüm… Şimdi anlıyor musun?" diye sorar Sonya'ya. Napolyon'un bir kadının parasını çalmadığını onun bir devlet için çabaladığını yani daha yüce bir amaca hizmet ettiğini anlıyor ve kısmen şeytana uyduğunu kabul ediyor aslında. Bütün bunlar Sonya'nın evinde gerçekleşiyor, burada bir nevi günah çıkarma ayini göze çarpıyor, Sonya'ya cinayeti itiraf edip suçunu paylaşıyor ve bir şekilde hafiflemeyi umuyor. Bütün roman boyunca bu çelişkili hava asla son bulmadan devam ediyor. Yazar aslında hiçbir sonuca kavuşturmuyor da diyebiliriz belki. Belki düşünce bakımından okuyucuyu zorlamayı istiyor. Pek çok yönden incelenmesi mümkün bir eser. Benim gibi birden çok kez okudunuzsa farklı bir gözle değerlendirebileceğiniz taraflar muhakkak olacaktır. Keyifle okuyun..
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,2bin okunma
··
48 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.