Bu kitabı 3. kez okuyorum. Ömrümün ilk gençlik yıllarında tanışmıştım Raif Efendi ve Maria Puder'le, pek bir şey anladığım söylemez en azından hatırladığım kadarıyla. Sonra üniversite yıllarım sona erince bir kez daha, "İçimi kıpır kıpır eden bir heyecan ve ardından hüzün" diye eklemişim kitabın sonuna. Şimdi artık hayli büyümüş, yaş almış durumdayım. Yine çok etkileyiciydi. Bu kez ne okuduğumu, Oğuz Atay'ı, Ahmet Hamdi'yi, Yusuf Atılgan'ı çok iyi biliyorum. Bu kez içimde hüzün yok. Kimseye acımadım. Hatta bir öfke peydah oldu ki sormayın gitsin.
Bu duyguyu tanıyorum, omuzlardan tutup silkelemek ve "kendine gel" diye bağırmak istedim bu kez. Demek ki yıllar böylesi büyük eserlerin yönlendirdiği duyguları da değiştiriyor, şekilden şekile sokuyormuş.
Eğer henüz okumadıysanız ya da okuyamadıysanız bir kez daha deneyin isterim.